Asi_Genc![]()
![]()
![]()
Tarih boyunca insan, insanlaşmak için çabaladı. Tarih öncesi çağlarda insan
tabiat kuvvetlerinin esir ve oyuncağıydı. Giderek tabiatın efendisi olan,
bilinçlenen bir toplumsal insan çıktı ortaya. Bu yönde insanın gelişmek ve
mükemmelleşmek için verdiği mücadele, zoraki kabul ettirilmiş ve
değiştirilmesi gereken doğal ve sosyal var oluş koşullarına karşı verdiği
mücadele oldu. Çünkü sosyal var oluş koşullarını belirleyen sistem, erkeğin
yanı sıra kadını da -ve hatta çok daha acımasızca- iliğine kadar sömürmüştür
Bugün kadınların verdikleri mücadele, onları "çiçek" diye niteleyip mevcut
sistemin koklayıp attığı birer ikincil tür meta olmaktan çıkmak için verilen
bir mücadeledir. *
*Ne var ki, sistemin en gerici unsurları, bu mücadeleyi erkekle kol kola
götürecek ve gerici sistemi değiştirecek bir kadın etkinliğini sabote etmek
için çeşitli yollara başvurmuştur. Kadını, "özel bir cinsiyet" saptırması
alanına çekmek, mücadelesini gerici sosyal sisteme karşı değil "karşı cinse"
verme indirgemeciliğiyle "feminist" akımları ortaya çıkarmıştır. *
*Ama sosyal bilinçli kadınlar, tarih içinde belirleyici unsurun maddî
hayatın üretimi ve yeniden üretimi olduğunun farkındadırlar. Bu üretim, bir
yandan yaşama araçlarının öte yandan bizzat insan türünün üretilmesidir.
Dolayısıyla yaşam diyalektiğinin iki ögesi olan kadın ve erkek birbirlerine
karşıt değil, tam tersine, hayatın üretilmesinin tümleşikleridir. Gerçekte,
kadın ve erkeğin kolektif yaşamlarına karşıt olan, onların emeklerini ve
alınterlerinin barbarca sömüren, gözyaşlarına ve gittikçe artan
sefaletlerine neden olan mevcut gerici sistemdir. *
*Bu sistemi tek gerçek olarak dünyaya dayatan emperyalizmdir. İşte bu
nedenle, ABD dahil tüm ülkelerde, kadının bu bilince erişmesinin önünü
tıkamak için onu eğitmemek, bilgisizliğe ve sisteme tutsak kılmak istenir.
Eğitim almışlar da "feminist" alana yönlendirilmeye çalışılır, özendirilir.
Yaşamda ve çalışma sürecinde -ücretler dışında- zaten eşit olan kadın ve
erkeğin, "cinsel özgürlük" davranışlarıyla eşitlenmeleri gibi yapay ve
belden aşağı devinimler yaratılır. *
*Ama tüm dünyanın sosyal bilinçli kadınları bu tuzaklara düşmemektedir.
Evet, ortada koskacaman bir gerçek vardır. O da, mevcut gerici sistemin
kadın için çifte sömürü olduğudur. Bir yandan iş yerinde öte yandan evde. Ne
ki, bir yandan giderek büyük sayıda kadının toplumsal çalışma alanına girip
bilgilenmesi ve bilinçlenmesi karşısında, mevcut sistemden çıkarı olanlar,
yeni saptırmalara girişmektedirler. *
*Bugün kimi İslamcı "feminist" hareketler türemiş, bunların türbanlı
sözcüleri ekranlara çıkmaya başlamış ve kadının evine dönmesini böylece
çifte sömürüden kurtulup yaşamı erkeğin omuzlarına yüklemesini, bunun da
dinsel vecibelere uygunluğunu savunmaya başlamışlardır. Bunların amacı,
kadını, sosyal varoluş koşullarının yani gerici sistemin değiştirilmesine
yönelik mücadelenin dışına atmaktır. *
*Sevindiricidir ki, bu tuzağa düşmeyen kadınlara sahip nadir ülkelerden
biridir Türkiye. Gericiliğin her zaman kadının bağımlılığını istediğini ve
onu daha da bağımlı hale sokmaya çalıştığını iyi bilen Mustafa Kemal'in
kadınlara verdiği özel ve hukuksal önem, ülkemizde kadın mücadelesine bir
ivme sağlamıştır. *
*Bizim kadınımız bilmektedir ki, kadının mevcut koşullardan kurtulması ancak
erkeklerin de gerici sistemin baskısından kurtulmasıyla mümkündür. * *8
Mart'ın evrensel önemi, Türkiye'deki kadın mücadelesinin bilinçli tutumu ile
çok daha anlam kazanmaktadır. *
*Vedii Bilget*
♫ ♥ ♪ sadece müzik...
![]()
Asi_Genc![]()
![]()
![]()
Konu asi-genc tarafından (16.11.08 Saat 09:12 ) değiştirilmiştir.
Ve yeni bir bomba atıldı kandınlarınızın üzerine türban bombası bunun tartışılması bile yersiz diye düşünüyorum çünkü onu takacak olan bayan zaten özürgür iradesi ile takacak bunu zorla takacak deil. . .
Türbanı kendı hur ıradesıyle degıl zorla ve baskıyla taktıranlar var bu dınımızce dogru mudur ppekı ? bu bombayı bu kısıler atmıstır kadınların ustune baskası degıl !
bu sisteme kadınları itmek isteyen gene yobaz kesimdir. Türbanla yasmak istemeyen zorla taktırılan birsürü kadın kız war göz ardı ediliyor nedense ))
kadının bu bilince erişmesinin önünü
tıkamak için onu eğitmemek, bilgisizliğe ve sisteme tutsak kılmak istenir.
Mustafa Kemal'in
kadınlara verdiği özel ve hukuksal önem, ülkemizde kadın mücadelesine bir
ivme sağlamıştır. *
MUSTAFA KEMAL KADINLARIMIZA birsürü çağdaşlık değer fırsatlar verdi TÜRBANI desteklemedi))))))
Her nekadar fıkırlerını benımsemesemde bu yazarın , emegın ıcınn sana tesekkur ederım gülcecim =)
Suan 1 Uye bu konuya bakiyor. (0 Uye ve 1 Ziyaretci)
Bookmarks