Ne kadar doğru tespit; Örnek aldıklarına bak polat alemdar ve Acun ılıcalı çok acı ya((((canım çok anlamlı bi paylaşım olmuş teşekkürler
1 - x kuşağı
2 - kalıplarla tanımlayıp genelleme yapmak bu durumda çok doğru olmasa da anlaşılmayı kolaylaştıracaktır.şimdi bir adet kayıp genci gözümüzün önüne getirelim ve tümevarım yöntemine başlayalım.kızımızın saçları kısa genelde küt kesilmiş,siyah ya da kızıla bazen de maviye boyanmış.saç ziyadesiyle jöle ya da benzeri şekillendiricilere maruz kalmış siyah kalem çekilmiş gözlere doğru kah dağınık kah yapıştırılmış olarak düşürülmüş.surattaki ifade "uffz herşey çok sıkıcı,beni kimse anlamıyor,lanet lanet lanet" olarak özetlenebilir.kıyafetler ise geniş bir skalada seyretmesine rağmen genelde mor ya da siyah ağırlıklıdır.bilek ve boyunda ziyadesiyle bijuteri ağırlıklı ya da amatör yapım şirin takılar bulunur.ayaklarda genelde çizgili tozluk* ve olayın vazgeçilmezi converse ayakkabı bulunur.dinlenen müzik ise kıyafetlerdeki çeşitliliğin aksine yavan ve sığdır.başta radiohead olmak üzere placebo ve muse dinlenir ve ne yazık ki kimi zaman pink floyd dinlermiş gibi yapılır.bu modele uyan canlı genelde toplulukla yürüyorsa yüksek sesle konuşur ve kahkaha atar bunun güven ifadesi ve cesurluk olduğuna inanır.yalnız kaldıklarında ise inanılmaz derecede pısırıklardır.bu yazılanlar haliyle bir genellemedir ve tanım a uymayan converse kullanıcıları ve placebo dinleyicilerini tenzih etmek gerekir.inceledim yarıya vardım,incelemek isteyenler için bu gençliğin bulunabileceği yerler alman lisesi,kadıköy anadolu lisesi çamlığı ve bilumum ekol okullardır.
üstteki tanım kayıp gençliğin şekilci koludur.etrafında ne olup bittiğinden habersiz,insani vasıflarını yitirmiş her genç birey aslen bu topluluğun üyesidir.
3 - marjinal modunda "bu dünyayı ben yarattım" havalarında olanlar, çağın gerisinde kalıp "dünya bir öküzün boynunda gidip geliyor" diyenler, tinere gönül verenler,kendisini malumatfuruş bilgilerle donaltıp ayaklı ansiklopedi kıvamındakiler, dünyayı kurtarmakla yükümlüler,iki eliyle bir siki doğrultamayanlar ve daha niceleri...
kayıp gençlik kendini belli başlı şeylere adamış, sabah akşam durmadan bir puta taparmışcasına aynı şeyle uğraşarak aynı tempoda gidip gelen ve bunun sonucunda bir nihayete erememiş şahısları barındırır. sabah kalkıp "bu kumandanın düğmesi neden çalışmıyor" diyerekten tüm gününü o kumandanın düğmesine yapmaya adıyorsa ve sonuçta kumandanın diğer düğmelerini de bozuyorsa bu insan kayıp gencin 12 den vurulmuşudur, bir nevi timekillerdır.entel ayaklarına yatarak kızların gözünde superboy karizması yaratarak "genç kızların ilahı" olmak istiyorsa kendisi alaturka tuvalete atılıp sifonu çekilmeyen bir parça kağıttan ibarettir. yok eğer tinere gönül vermiş,"in bally we trust" kampanyası dahilindeki bir genç ise yapılacak şey ondan trex görmüş gibi kaçmak değil,cebine makul bir miktar bırakıp ortamdan uzaklaşmaktır. eğer ki kendisi dünyayı kurtarmakla yükümlü olup siyasi ve politik konularında expert ise,dünyayı kendisinin kurtaracağına inanıyor yahut "hepimiz ölücez" diyerek marduk 2012 felsefesiyle yatıp kalkıyorsa kişiyi tramboline bırakıp arka fondan what if god was one of us müziği vermek yapılacak en iyi iştir.
kayıp gençliğin ilacı gençliğe hayatı baştan öğretmek değil,kafasına odunla vurmak değil, onu yola sokacak haritayı göstermektir hatta mümkünse sağ eline haritayı tutuşturup sol elinden tutmaktır. muhtemelen kayıp gençliği yola sokma çabaları boşa gidecek,harcanan her bir dakika önemsizleşecektir belki ama kayıp gençlik her defasında kendi bildiğini yapacaktır ki bu da onu hataya sürükleyecek, her bir hata hansel ve gratel'in bıraktığı fasülyeler kadar önemli hale gelecek bu da genç kişiyi kayıp olmaktan çıkartacaktır.
4 - gençtir, etrafından etkilenir, doğaldır. bu da bir devredir, geçer (diye umut edenlerdenim). ama görünen köyde kılavuz istemiyor zaar.
etrafında ne olup ne bittiğinden habersiz, geçmişiyle ilgili olarak sadece orta okulda ya da lisede sıkıcı tarih kitaplarından okuduğuyla kalan yüzlerce genç, dünyanın bir ucundaki müzik gurubu elemanlarının hangi felsefeyi benimsediğinden tut bir sürü angarya bilgileri yiyip yuttuğu bir zamandayız. hata gene bizde. sen yok dandanakan şu yılda oldu, yok onlar yenilince biz de yenildik gibi basit cümlelerle tarihi anlatırsan sonra da dönüp tü kaka bunların hepsi dersen, din derslerine kısıtlama geetirerek dini ve milli duygulardan bihaber gençleri başıboş bırakırsan doğaldır, çocuk gidip elin bilmem ne felsefesini ' uuuuuvvv, dünya bunla çalkalanıyor, ben de bundan böyle bunlardanım' diyerek ortalarda fink atar. ama gidip sorsan, 'nedir, ne değildir' diye, başlar sana hikaye anlatmaya. çocuk da haklı. ne yapsın? boşluğa düşmemek için kendine manevi bir alan yaratacak! orasına, burasına farklı şekillerden dövmeler yaptıracak, saçlar şu renk, kıyafetler şöyle tarz olacak ki 'ben x'lerdenim, yalnız değilim' demeye getirecek lafı. sonra kayıp kuşak dediğimiz bilmem ne senesi çocukları büyüyecek, herbiri adam olacak olmasına ama gelecek, diyecek ki;
'hayatım karma felsefesi ile anlam kazandı'. al sana ne ekersen onu biçersin ya da eden bulur'un afilli(!) hali. ya bu senin atasözün, bak teee seneler önce demiş bunu atarların. gerek yok ki dünyanın bir ucundan kırpıp, orasını burasını çekiştirerek buralardakilere laf satmaya, yontulmamış odun muamelesi yapmaya.
5 - geleceğinden umut kesilen gençlik. aslında böyle iddialı sosyal tespitler yapmayı hep haddimi aşmak olarak görmüşümdür ama bazen çevremdeki bazı genç arkadaşları görünce r0;ya bunlar nasıl adam olacakr1; demekten de kendimi alamıyorum.
şimdi öncelikle, benim bu bazı genç* arkadaşlar için kurduğum bu cümleyi eminim ki, muhtemelen çeşitli amcalar, teyzeler, abiler de benim için 13-14 yıl önce kuruyordu. bu üst yaş grubunun hakkımdaki söylemleri tuttu mu bilemem. yani bizim de kayıp dediğimiz bu genç arkadaşlar için de aynısı söz konusu. hani çünkü orta da bi adamlık kriterleri diye bir şey yok ki ,büyüdüklerinde madde madde teste tutalım çocukları. neyse.
efenim tamamen kişisel gözlemim olarak bu kayıp gençler denen güruhun birkaç bir birinden farklı hatta birbirine zıt grupları olduğu kanaatine vardım. bunları şöyle aşağıda sıralayabiliriz;
1)marjinal kayıplar; efenim bu arkadaşları yukarıdaki giriler zati oldukça iyi tanımlamışlar. hayatın anlamını dünyanın öbür tarafındaki aykırı bir oluşumda arayan, farklı olmak için didinen tayfadır. anlaşılamamaktan yakınırlar ama anlaşılmamak için yırtınırlar, amaçları zaten budur. yani ne kadar anlaşılmazsan o kadar marjinalsin. düzel(til)medikleri takdir de, taksim civarında ayyaş ya da bohem olurlar.
2)mafyacı kayıplar; kurtlar vadisi ve türevlerini repliklerine kadar içselleştirmiş, hafif hafif güçlenmeye başlayan kaslarında dünyayı yıkacak kudreti bulacak kadar budala olurlar. söz dealayına isyandadır. milliyetçiliği vurup kırma sanırlar. düzel(til)medikleri takdir de mafyacı ya da kenar mahalle kıdemli serserisi olurlar.
3)gariban kayıplar; işte beni en çok yaralayan kayıplar bunlardır. hani hayatın tekme attığı, ezilmiş, evden kaçmış, tinerci olmuş, sokağa düşmüş, dilendirilmiş, itilmiş, tiksinilmiş vs. olanlar. maça zaten yenik başlamış, oyunun kaderini değiştirecek pozisyonu bir türlü bulamamış. düzel(til)medikleri takdir it, kopuk, gaspçı kapkaçcı, dilenci olurlar.
1 ve 2 r16;ye adam olmaları sürekli sunulur da, kimi değerlendirir kimi değerlendirmez ama 3 hep kayıptır, o kadar kayıptır ki, kimse görmez, aramaz, acımaz, dokunmaz. o kadar kayıptır ki yoktur bizim için.
6 - 2000lilerin lise gençliğidir .polat abilerine özenip racon kesen(!)adam dövmektir 2000'li yılların lise gençliği.kitap okumaktan bihaber ,amaçları olmayan insanlardır.magazinlerle, bbglerle ,pembe dizilerle beyinleri yıkanmış ,okumadan yırtmak mümkün temaları iliklerine işlemiş gençliktir.ülkesi batarsa kendini de beraberinde götüreceğini anlamayan ,yarını düşünemeyen bir sonraki adımını göremeyen sürüdür. dış görünüştür milenyum liseli gençliği özentiliktir .çalışmadan ,okumadan dış görünüşüyle iki kıvırma bir polemikle binlerce tl sahip olacağını sanan 5 kırıkla dahi sınıf geçebilen kalemi bırakmış ,her koyun kendi bacağından asılır diyerek bencilleşen değerlerini yitiren gençliktir kayıp gençliktir
7 - acun ılıcalı,rahmi koç ve polat alemdar ı örnek alan gençliktir..
♫ ♥ ♪ sadece müzik...
![]()
Ne kadar doğru tespit; Örnek aldıklarına bak polat alemdar ve Acun ılıcalı çok acı ya((((canım çok anlamlı bi paylaşım olmuş teşekkürler
Uzaktan sevmek nedir? Gidin Hz. Vahşi (r.a)'ye sorun.
Görmeden sevmekten başka bir şey bu.
Görmek fakat yaklaşamamak,
Bakmak ama konuşamamak.
Sadece uzaktan seyretmek ve ağlamak,
Ağladığını, sevdiğini söyleyememek.
Zor olan budur.
Görmek ama dokunamamak...
ben anlamıyorum bu genclerimizi yani bizi kendin gibi ataların gibi olmak varken neden nerede hippi nerede ülkesine baş kaldıran nerede it kopuk var onlara özeniyorlar
bide şu giyim tarzına gene elle almak istiyorum ya o pantolanu müsayit biyerinin tam ortasına indirdiği zaman ne oluyor arkadaş ya ben onu anlamıyorum kızlar dahamı çok bakıyor o zaman ?
eğer kızlar o şekil daha çok bakıyorsa erkeklere ben o kızların aklına şaşarım ulan adam aklı giyinen erkekler var daha ne istiyon sanki pantolu küçük geliyormuş gibi indirmiş bi tarafına kadar töbe yarrabim yaaa
neyse fazla ileri burada noktalıyayım ben yorumumu![]()
Konu asi-genc tarafından (06.06.08 Saat 18:13 ) değiştirilmiştir.
tsk GuLCe paylasimin icin..
Suskunluğum AsaLetimdendir.Her Lafa verecek cevabım var.Ama bir Lafa bakarım, Lafmı diye. Birde söyLeyene bakarım Adammı diye
Suan 1 Uye bu konuya bakiyor. (0 Uye ve 1 Ziyaretci)
Bookmarks