Sustu benimLe sarı sabır, Sustu hasret,
Sustu hayat
Sustu zaman
AcıLar konuşuyor yaLnız
AcıLarım konuşuyor
Kimse duymuyor...
duymuyor...
duymu...
duy...
♥ Sardunyalar.. (Sesli)
YakLaştığını Gördüğüm an KaçmaktaN nefret ediyorum...
Sana haksızLığın en büyüğünü korkak yanımı kuLLanarak gösteriyorum..
Affet beni... ßen siLemiyorum Seni..
Sen siLsene beni..
Kendin için yap bunu..
Git benden herzamanki gibi.. Ben de GeLmiyim ardından.. Söz veriyorum geLmiyeceğim...
Acıyı içimde yaşayarak engeL olacağım istekLerime.
Çok güzeLdi. Acın,sancın,sızın apayrı hazverdi bana.. Ama yokLuğunda boğuLmak ve kayboLmak istiyorum bu sefer..
YitiriLen oL.. Yitirdiğim oL.. Git Benden.. istemiyorum artık beni Ben yapan Seni..
AnLa ne oLursun.. Ya-pa-mı-yor-um... Ya-pa-ma Sen de...
Sustu benimLe sarı sabır, Sustu hasret,
Sustu hayat
Sustu zaman
AcıLar konuşuyor yaLnız
AcıLarım konuşuyor
Kimse duymuyor...
duymuyor...
duymu...
duy...
UzakLaş . . . yOksa Sana DokunuruM
yOksa yasak tanımam,GünahkaR oLursuN,GünahıN oLuruM. . .
Görme, GörurseN hatirLamA
hatirLarsan aĞLamA.
GeLme, yOksa Sana DokunuruM . . .
Dudaklarina konariM, Gözlerini esir aLırım GeceLerce KöLem oLursuN ...
Benden baskasina yasatmam Seni, tarihini vururum, anilarini asarim yuregine sapLarim kendimi, bedeninde yatiya kalirim, teninde
BekLeriM GeLeceqimi . . .
YakLaşma . . . Seni aLirim
senin oLurum, özgürlügüne yoLdas oLurum, sensiz dusunceLerim toprak oLur, yuzunde GunesLer bekLerim, gitmezsen sana dokunurum sahiplenirim seni.
Sana Aşkı YaşatırıM daha küçük aşkLara katLanamazsin..
"BenimLe ÖLürsüN''
Beyazın SafLıqını Farkedemicek Kdr...
Bitkin Beynim.
Bedenim Kendimi taşıyamıcağı kdr
yOrqun
Zamanım yOk BişeyLer anLatmaya,Herşey Ortada zaten
ÖyLe oLmasada Gücüm yOk AnLatmaya...
Düşündükçe GerçekLeri
Kanımın ÇekiLdiqini HissediyOrum
MutsuzLuqun Her Dakikasını,kaçırmadan yaşıyorum
BitiyOrum sanırım Artk . . .
Son buLsun bunLar.
Senin Sevqini AnLayacak kdr vaktim yOk.
Sana ''Seni SeviyOrum'' demeye de öyLe...
GönLüm eL vermiyor Beni BöyLe Görmene...
Ancak Sana Git(me) demeye Gücüm Yetiyor.
YadiGar oLsun Sevdam Tenine
DüşLer Gibiyim Üşürken yOkLuqunda . . .
Sen Acımdan Arta kaLansın Ömrüme
Ben GeLdim,
Son kez . . .
Senden Vazgeçtiğimi Görmen için.
ŞarkıLarı nasıl öLdürdüğümü biL istedim,
eLimin asıL sahibine ulaştığını hisset,
kahroL istedim . . .
Bu bahar tükenmene müsaitmiş meĞer.
Geç kalmışlığın sükuneti buraLarda bir yerde oLmaLı...
SöyLesem tesiri yok,Sussam GönüL razı değiL, fuzuLi . . .
Şu yaraLarın diLi oLsa da konuşsa.
Ben geLdim,
son kez...
Sızın, kızgınlığın..
KeşkeLerin darbeLerine rağmen
Sıkı sıkı sarıLdığın..
YanLışın, yanıLışın.
Böyle vuslat olmazzz.
Yürekte koca bir darağcı,diLde Susan çığlıklar,
elde avuç dolusu yarım yamalak bi sevda haritası,
Ha... bir de ruhta fire vermiş dikiş izLeri..
Kirli bir sevdanın kara yazısısın üsteLik.
Ben geLdim,
Son kez...
Ama o şarkı haLa aynı tatta acıtıyorsa,
haLa aynı AhLar çırpınıyorsa dilimde,
ne iLk pişmanLığım,
ne de son şiirim bu sana.
Biraz eksik. . .
Biraz fazLayım . . .
Ama
Yine de burdayım .
Her gülüşümde bir damla gözyaşı vardır benim
Aldanırım sahte kokusuna, kırmızısına güllerin
Elime battığında farkına varırım dikenlerin
Hoş söyler dilim,
Ama kan ağlar içim.
Meltemler eser dışarıda, fırtınalarla boğuşur yüreğim
Savrulur çaresizce acımasız dalgaların kollarında
Görmez gözlerim önümü, uzaklara takılır
İmkânsızı arar hep, karanlıkta yol alır.
Umutlarıyla, düşleriyle yaşar insan derler,
Bense hüznümü büyütürüm sabırla ve onunla yaşarım
Yalancı tebessümler konar bazen yüzüme
Dindiremez yine de derin sancıları, söz geçiremez gönlüme
Mutluluk vardır dinlediğim şarkılarda
Fakat hep hicran şarkıları söylerim
Gün gelir unutulur en sevilen hatıralar bile
Yoktur lügatimde unutmaya dair bir kelime
Baharlar yaşanır, her yer yeşerir, çiçeklere bezenir
Benim ise hazanım başlar, kara kışları yaşarım
Uyurken insanları tüm şehrin
Doğacak güneşi beklerim
Gemiler sığınmak isterken limana
Yelken açarım fırtınanın ortasına
Herkes gülerken kara günahların aklanmasında
Ben yine ağlarım.
Her gülüşümde bir damla gözyaşı vardır benim........
Sana bişey olursa eğer..
Hangi küfür eksik kalır dilimden, sana dokunan haine..Seni benden çalan ömür hırsızına... Hayatımın en büyük vurgunudur yokluğun...
Sana dair ne varsa köküne çakılmış, sinsice atılmış bir kıvılcımdır 2mm. lik bir demir...Buz gibiliğinin inadına çıkarıyor içlerde bu tüketen yangınları...Tüketmeden sönmeyen bu alevleri...
Kendi gibi soğukluğa sürüklüyor, yaka-paça tüm içini sevgiyle ısıtanların yüreklerini...Oradan çaldığı alevi satıyor sevdiklerinin içine...ve sevgin ısıtmıyor artık, kül ediyor zihnimi yüreğimi darmadağın...
Sana bişey olursa eğer...
Hangisidir sen olmadan da kurulabilen hikaye...Dilbilgisi dilimin eksikliğini giderebilir mi?..
Kurduğum hangi cümledir öksüzlüğü sızlatmasın tüm kelimelerinin vurgularını...
Nereye kaçışır durur bu umudun habercisi kelimeler, gülüşen kelimeler nerde kaybolmuştur...Hangi dağın ardında vurulmuştur beklediğim sevinçler...
Sana bişey olursa eğer...
Hangi cinnettir, gelipte aklımı kaçırmayan...Kaçırıpta kaybetmeyen...Savurup benliğimi ordan oraya, kıymetsizce dağıtan...Sonrada değmemiş gibi eli bu parçalığa, sessizce uzaklaşan...
Sana bişey olursa eğer..
Hangi rüzgarda durabilirim ayakta dimdik..
Düşürmez mi bir bahar esintisi bile beni yerlere...Sürgün etmez mi beni olmadığın yerlere...Karıştırmaz mı toprak yanımı arzın toprağına...
Üstümü başımı bulamaz mı sensizliğe, topraktan daha beter...
Sana bişey olursa eğer..
Hangi semtidir ikame edebileceğim bu kentin...İçinde sen olmadan, hayalin olmadan gülebileceğim yeri neresidir...Huzuru saklayan köşesi neresindedir hiç belli etmeden bana...
Yedi tepesinin hanginden baksam gösterir seni bana sınırsız...
Hangi yolu çıkar sana, labirentlerinde dolanmadan, hüznü depolayan arka sokaklarına sapmadan...
Sana bişey olursa eğer..
Sana hiç bişey olmasın nolur..
Dokunmasın istiyorsan bana acın, solmasın istiyorsan yüzümdeki tebessüm,
kendine iyi bak... benim için
Bir umuttu , belki olurdu...
Olmadı...
Susmalar yaraşır bundan böyle ikimize de. Gözlerimizi kapatmak ve görmemek birbirimizi.
Ellerimize kelepçeler vurmak gerek, uzanmamak , artık kavuşmamak için... Vuslat çok uzak bize yar , artık vuslat çok uzak...
Gözlerimizin buluştuğu anlar yalan oldu artık.O mutlu hayaller eskisi gibi mutlu değil.
Yıprandım , yıprandın, yıprandık...
Bir umut dedik hep...
Bilmem kaç kere son şanslar verdik birbirimize...
Bir umuttu olurdu, olacaktı...Olmadı...
Şimdi hiçbir söz geri getiremeyecek gidenleri.Hiçbir pişmanlık yaşananları yok saymayacak.
"Olsun bir umut..." demeye yüzümüz yok artık
Bütün haklarımızı kullandık biz.Bütün umutları ellerimizle parçaladık .
Bütün sınırları kaldırmışken ortadan, sıra sıra duvarlar ördük aramıza
Seviyorduk ve yıldıramazdı hiçbirşey
Seviyorduk... Ayrı olamazdık
Seviyorduk... Harcayamazdık birbirimizi
Seviyorduk... Sevecektik... Bütün engellere rağmen;
GÖNÜLLERİMİZİ AYIRMAYACAKTIK
Bir umuttu, olurdu.. Bir umuttu olacaktı , olmalıydı...
Olmadı...
Bu son sözüm inan;
ELVEDA...
Neye daldı gözlerin? Baktığın gökyüzüne mi? Ufuk çizgisinde beliren o hayal meyal gölge, seninde dikkatini çekti mi? Söylesene dinliyor musun beni? Sessizlik ha.. Yeni dostun, senin deyişinle yeni tarzın yani..
Biliyorum sevmedin beni, sus, sakın aralama dudaklarını. Duymak istemiyorum sesini, cesaretimi kırar..
Onu düşünüyorsun değil mi? Anlamamış gibi yapma, biliyorsun kimden bahsettiğimi.. Yenildiğin, küçük çocuk gibi büktüğün dudaklarından belli.. Evet evet, o aklındaki..
Bir türlü çıkmıyor değil mi? Ah.. Bilirim o duyguyu.. İçinde sürekli küllenmeye kafa tutan bir aşk, bir türlü söndüremediğin..
Nerde mi o şimdi?
Bir liman kentinde, uzaklardadır..
Gözü sürekli gemiler yanaşan rıhtımlardadır, ona verdiğin son çiçektir ellerindeki.. Gözleri hülyalıdır, şişmiştir belki seni düşünmekten, kırmızıdır..
Yoo, hüsn-i talil de değil, seni güzel bir sebebe bağlamak.. Sen sebepsen güzeli kötüsü olmaz onun.
Boşver beni, onu düşün şimdi.
Ben görebiliyorum dalgalardan.. Çiçekli, beyaz elbisesi üstündeki.. Tıpkı şimdi oturduğu o küçük sahil kasabası gibi, bembeyaz tenli, masum, duru.. Günah nedir bilmeyen, belki o melek gözlerinin altından neler hissettiği bilinmeyen.
Bir o kadar şeffaf, bir o kadar mat çehresi..
Tıpkı.. Tıpkı senin gibi.. Bırak! İtiraz etme şimdi. Biliyorum. Yeltenme birşey söylemeye.. Gidiyorum..
Suan 1 Uye bu konuya bakiyor. (0 Uye ve 1 Ziyaretci)
Bookmarks