Naziler, Çingeneleri sadece toplum karşıtı olmakla suçlamıyorlar, onları ayrıca ırk biyolojisi incelemelerinde kullanılacak melez bir ırk olarak görüyorlardı. Çingene ırkını anlamak için üzerlerinde çok sayıda inceleme yapan hatta Yahudiler gibi Çingeneleri de kobay olarak kullanan, her toplama kampına yollayan ve hapseden Naziler, sonunda onları ortadan kaldırma kararı almıştı.

Çingene soykırımını Birkenau kampında kobay olarak kullanılan kampın 1963 Z Kayıt Defterinde kaydı bulunan Barbara Richter'in anısını ve Auschwitz cehenneminde söyledikleri Çingenece şarkıyı aynen aktarıyorum.

(Barbara Richter Prag'ta oturuyordu, bir Çingene işbirlikçi yüzünden Gestapo'ya yakalandı.)

Doktor Mengele beni deneyler için seçti. Üç kez askerler için benden kan aldılar. Kan verince biraz süt, sosis ve küçücük bir parça ekmek veriyorlardı bana. Sonra Doktor Mengele bana sıtma mikrobu verdi. Sekiz hafta boyunca, yaşamla ölüm arasında gidip geldim; yüzümde bir enfeksiyon baş göstermişti. Düşümde bir rahip gördüm ya da belki Baro Devel'in, Yüce Tanrı'nın ta kendisiydi o. Geldi ve bana şöyle dedi:

- Ölmeyeceksin; seni kurtaracağım.

Çok iyi anımsıyorum. Kesin olarak kurtulacağımı söyleyerek bana çok değerli bir armağan vermişti.




Zayıftım, bir deri bir kemik, gözlerim artık görünmüyordu. Dizanteri yüzünden her yanım yaralarla kaplıydı. Kalçalarımda bakımsızlıktan kaynaklanan açık yaralar vardı. Amcalarımdan biriyle birlikte, ölmek üzere olan hastaların bulunduğu barakadaydım. Orada beni ele veren işbirlikçi Barono'nun karısını ve iki kızını gördüm; onlar beni kurtarmak için kendilerini feda ettiler. Kızlar beni kollarında taşıyıp başka bir Block'a götürdüler. Barakada kalanlarsa kısa bir süre sonra fırınlara götürüldüler. Amcam da onların arasında bulunuyordu. Barono'nun karısı beni Block'unda gizledi ve Ukraynalı doktoru çağırdı. Benim için yaşamını tehlikeye attı. Bir kenara da, Çingene kampında çocuklara ayrılan beyaz ekmeklerden iki tane koymayı becerdi. Ukraynalı doktor, bu ekmeklerle öteki kampa gidip atlar için kullanılan bir iğne aldı. Bunu bana yapıp yapmaması gerektiğini bilmiyordu. Ama iyileştim. Kadın bana kağıt, su ve sarmısak kaynattı, ben de bu karışımı içtim.


Auschwitz toplama kampında Çingene kurbanlar arasında söylenen Çingenece şarkıyı aktarıyorum.

"muj suko (ağız kuru)
jakha kale (gözler kapalı)
vust sadre (dudaklar dikilmiş)
achipen (sessizlik)
ilo chindo (kalp kırık)
bi ogesqo (acı yok)
bi lavesqo (söz yok)
nanaj ni roipen (hiç yakınma yok)
"

*Sadece resmi rakamlara göre 250 bin Çingene Naziler tarafından katledilmiştir. Resmi olmayan rakamlar 1 milyona kadar ulaşmaktadır.