TARİHİN VE TEKNOLOJİNİN KUCAĞINDA MÜNİH
Münih, Avrupa’nın önde gelen finans ve toptan ticaret merkezlerinden biri durumunda. Üniversitesi, akademileri, tarihsel anıtları, ünlü müzeleri ve her yıl ekim ayında düzenlenen festivaliyle farklı kesimlerden insanları barındıran kentin kendine özgü bir dinamizmi var ve ekonomik koşullardan dolayı yaşam standardı oldukça yüksek... Ekonomik hayattaki bu canlılık doğal olarak gayrimenkul sektörüne de yansıyor ve araştırmalar sonucunda Münih’in karlı yatırımlar için doğru adres olduğu ortaya çıkıyor.
En yüksek kiralar Münih’te
Kentteki gayrimenkul sektörü, şehrin konumu ve sahip olduğu özellikleri sayesinde oldukça hareketli ve yüksek rayiçli... Bu konuda bir piyasa araştırması yapan Map-Report’un çalışmaları gösteriyor ki, Almanya genelinde metrekare başına en yüksek kira bedellerinin ödendiği 5 bölgeden 4’ü Bavyera’da bulunmakta. Kiracılar için ürkütücü olan bu istatistiki bilgiyi bir araştırma daha izliyor ve İsar bölgesindeki kiraların daha da yükseldiğini gösteriyor. Bölgedeki emlakçılar ise kira rayiçlerinin düzenlemesini ve bir standarda kavuşmasını istiyorlar.
Münih’in güneyi her zaman gözde
Bavyera Gölü’ne ve İtalya’ya yakın olduğu için kentin güneyi en çok talep alan bölgelerin başında geliyor. Bu bölgedeki eski yapılarda talep oldukça fazla, fakat alternatifler azalmakta olduğu için dolayısıyla fiyatlar da artıyor. Kentin kuzeyine doğru çıkıldıkça fiyatlarda belirgin bir düşüş söz konusu. Leutenberger emlak şirketinin verdiği bilgiye göre bu bölgedeki en basit konutların bile rayiçleri, metrekare başına 300 DM’den başlıyor. Stres ve trafik sorununa rağmen şehirde yaşamayı tercih edenler çoğunlukta. Buna karşılık artık şehir dışında yaşamayı isteyenler de var. Bu durum Pullach gibi bölgelere talebi artırıyor. Münih’deki fiyatların yüksek olması bu kaçışın bir diğer sebebi. Ucuz yerler arayanlar kentin dışına çıkmak veya yeni projeleri beklemek zorundalar ki, bunun da emlak piyasasını nasıl etkileyeceği henüz belli değil.
Satılık gayrimenkul çok pahalı
Kentte, kiralık rayiçlerin yüksek olmasının yanında, satılık gayrimenkul rayiçleri de azımsanmayacak kadar yüksek. 500.000 DM’nin altında satılık gayrimenkul bulmak çok zor. Villalar ise 950.000 DM’den başlıyor. Fiyatların metrekare başına ortalama 8000 DM olması, mimar ve müteahhitleri pek de korkutmuyor; çünkü onlar bu konutların mutlaka satılacağını düşünüyorlar. Konutun göle yakınlığı ve manzarası rayiçleri doğrudan etkiliyor. Chiem Gölü, Münihliler ve orada emlakla uğraşanlar için önemli, ama uzaklığı açısından da negatif bir etken. Ammer Gölü çevresi de geçen senelerde iyi prim yapmış. Bölgede metro ve tramvay bağlantıları ayrıca göl manzarası olduğu için fiyatlar oldukça yüksek. Re-max’tan Ernst M. Albert’e göre göl çevresinde konutu olan mülk sahipleri, talebi görünce metrekare fiyatlarını 7200 DM’den 7800 DM’ye çıkardılar. Münihliler’in büyük çoğunluğunun ilgilisi ise Starnberge Gölü çevresine odaklanmış durumda. Bunun en büyük nedeni, merkeze yakın olmasının yanında, Bavyera’nın özelliklerini en güzel biçimde yansıtması. Büyük yatırımcıların bu bölgeyle ilgilenmesinin nedeni ise zamanında burada baronların yaşamış olması ve bölgenin tarihi anlamda değerinin de bulunması.
HAMBURG’DA YÜKSELEN DEĞERLER… 
Bugüne dek sadece Almanya’nın bir liman kenti olarak bilinen Hamburg yerleşim bölgesi olarak da yıldızı parlayan yerlerden biri… Artık her tarafta birbirinden lüks villalar ve evler boy gösteriyor ve emlak piyasasında da önemli bir hareketlilik gözleniyor.
Son yıllarda tüm dünyada olduğu gibi Hamburg’da da yerleşim birimi olarak tercih edilme yolunda gelişmeler var. Emlak piyasasında gözle görülür bir değişikliğin yaşandığı bu kentin en önemli yerleşim birimleri arasında başta gelenler Alster ve Elbe. Hamburg’un en çok tercih edilen bu iki bölgesi arasındaki emlak savaşı neredeyse bir gelenek halini almıştır. Bu yıl bu çekişmede, Elbe bölgesi burun farkıyla yarışı önde götürüyor. Süllberg’teki özel tasarımlı yapıların metrekaresi neredeyse 21 bin DM’yi buluyor. Bu yüksek fiyatlara aslında pek şaşmamalı, üstelik bir çokları için bu fiyatlar makul görünüyor, çünkü Hamburg’un önde gelen emlakçıları, bu yıl Süllberg bölgesinin tam anlamıyla bir numara olacağı görüşünde birleşiyorlar.
Elbe’de fiyatların oldukça yüksek olması yarışı hızlandırıyor. Bu yılın başlarında Baurs Park’ta 8 milyon DM’ye el değiştiren villalara sık sık rastlanıyor. İnternet’te de 6.5 milyon DM’den alıcı bulan villalar var. Tabii bütün bunlar yarı resmi haberler. Deneyimli bir emlakçı, “mülk ve arazi fiyatları gittikça pahalılaşmaya başladı. Özellikle Alster çevresinde fiyatlar çok yüksek. Yıllar boyunca bu bölgede en fazla 3 milyon DM’ye ev arayan ve bulmakta çoğu zaman başarılı olan müşterilerimiz vardı. Ama geçen zaman sürecinde bu fiyatlarda müthiş bir tırmanma yaşandı. Şimdi artık 3 milyonların lafı bile olamaz. Alster bu konuda her bölgeye inanılmaz bir fark attı. Fiyatlar yüzde 10-15’ten itibaren tırmanmaya başladı ve bizim ciromuz bu durumda neredeyse ikiye katlandı” diyor. Sonuç olarak Hamburg’un bu en tercih edilen bölgesinde bugüne dek fiyatların bu şekilde yükselmesi çok seyrek rastlanılan bir durum. Ama bu, aynı zamanda 2000’den sonra Hambuglu’nun kente bakışının çok değiştiğinin de önemli bir göstergesi.
Lüks ev piyasasında hareketlilik
Tabii ki bu yükselen trendin birçok nedeni var. Bunlardan en önemlisi gelişmiş ülkelerin ekonomilerinin istikrarlı olması ve böylece tüm dünyada olduğu gibi, sınırsız bir tüketime yönlendirilen ve trendleri izleyen bir toplumun oluşması. Birçok insanın borsadan, hisse senetlerinden ve internet üzerinden, kazandıkları bu kapitallerin sirkülasyonunu hızlandırıyor. Yükselen trend Hamburg olunca da, kentte “yeni Hamburglular” çoğalmaya başlıyor ve tabii emlek piyasası hareketleniyor.
Kent dışında, en çok tercih edilen caddelerden biri olan Prunk Caddesi üzerinde sağlı ve sollu olarak iki katlı ve bahçeli villalar neredeyse mantar gibi bitmeye başladılar. Şu sıralar piyasada emlak konusunda hizmet veren 300 ile 500 arasında yeni oluşan kurum var. Emlak alım-satımı sırasında yapılan geleneksel araştırmalar ve bitmez soruşturmalar devri artık sona erdi. Artık işlemler hızla bitiriliyor. Rayiçlere gelince; caddeye bakan ağaçlı ve tek katlı bir ev için arsanın metrekaresi 6000 DM’den başlıyor. Elbe manzaralı ve çatı katlı bir evin metrekaresi ise 20.000 DM’ye kadar çıkabiliyor. Taleplerin bu kadar artmasına karşı bu yüksek fiyatların uzun vadede aşağıya çekilip çekilmeyeceği sorusu hala sorulabilir. Emlakçılar, manzarası olmayan mülklere karşı bile aşırı bir arz fazlalığı olduğunu, taleplerin henüz doldurulmadığı görüşündeler. Sonuç olarak Hamburg’da iyi bir araziyi artık bugün iyi fiyata almak bir sorun. Ama görünen o ki, bu yükselen fiyatlar bir süre sonra yerine oturacak ve 90’lı yılların başında başlayan bu ısınma, yavaş yavaş soğuma trendine girecek.

Bu arada klasik kent merkezi düşüncesinden de uzaklaşılıyor. St.Georg, St. Pauli gibi bölgeler daha çok genç, yaratıcı ve parası bol Hamburglular’ın tercih ettiği yerler olmaya başladı. Liman bölgesi ise emlakçılar tarafından hala en gözde sayılan yerlerden biri. Eğer liman bölgesini genişletme projesi gerçekleşirse, bu bölgedeki emlak piyasasında çok büyük bir canlanma beklentisi var. Sonuçta bu projenin gerçekleşmesi, bu bölgede bürolar, alışveriş merkezleri, tatil yerleri ve binlerce kiraya verilecek mülkün oluşması demek. Metrekare fiyatları ise 7000 DM üzerinden konuşuluyor. Bazı eksperlere göre Hamburg kenti Londra ve Sydney örneklerinde olduğu gibi liman bölgesinde büyüyecek ve büyük olasılıkla çok ilginç bir yerleşim merkezi haline gelecek. Ama bugün hala Elbe bir numaradan inmiyor.
Bookmarks