Arkeoloji

Küçük Asya, ezelden beri Asya ve Avrupa arasındaki kültür köprüsüdür.



Tarih boyunca değişik medeniyetlere ve kültürlere ev sahipliği yapmıştır.



Arkelojinin çağdaş bir bilim dalı olarak gelişmesiyle, Türkiye, Alman bilim adamları ve araştırmacıların büyük ilgi duyduğu bir çalışma bölgesi olmuştur.


Bugün, Türk, Alman ve uluslararası araştırma ekipleri Neolitik çağdan Osmanlı dönemine kadar olan kültürlerin araştırmasını hep beraber başarıyla yürütüyorlar.

Alman Arkeoloji Enstitüsü (DAI)

Alman Arkeoloji Enstitüsü, uluslararası arkeoloji araştırmaları alanında Almanya’nın en önde gelen kuruluşudur.



Merkezi Berlin’de olan enstitü Federal Dışişleri Bakanlığı’na bağlı bir kurumdur. Enstitünün 100’üncü yıldönümü olan 1929’da İstanbul’da bir şube kurulmuştur.



İstanbul şubesi, örneğin Milet, Didyma, Priene, Pergamon, Hattuşa ve Aizanoi’da bilimsel araştırmalar yürütüyor.


İstanbul şubesi kuruluşuyla birlikte İstanbul’daki şehir tarihini öncelikle Bizans mimarisi ve zengin Osmanlı mirası olmak üzere araştırıyor.


İstanbul şubesi, 56.000 kitap mevcuduyla ve abone olduğu 250 bilim dergisiyle arkeoloji alanında Türkiye’deki en büyük kütüphanesidir.



Kısa bir süredir kütüphane mevcuduna online ulaşım da mümkündür (ZENON DAI).

DAI'den Güncel Bilger:

Hattuşa/Boğazköy’de Sansasyonel Buluntu


Alman Arkeoloji Enstitüsü İÖ 1600 – 1200 arası Hititlerin başkenti olan Boğazköy’de , Haziran – Eylül ayları arasında 69. kazı çalışmasını gerçekleştirdi.



Fen ve beşeri bilimlerinin modern araştırma metodlarının birlikte kullanılmasıyla, eşki Şarkın ve İÖ 14. ve 13. yüzyılda Mısır’a karşı en önemli taraf olarak dünya politikasında önemli bir role sahip büyük kentlerden biri olan Hattuşa’da yaşamın gerçekliliği aydınlatılmak isteniyor.



Kazılar, ağırlıklı olarak Batı üst şehir alanında yapıldı. Bu alanda iki noktada birkaç yıldır kazı çalışmaları devam ediyor.


Kazı sırasında, iki şehir alanının kesiştiği büyük bir binada önemli bir buluntu ortaya çıkarıldı. Çok detaylı bir şekilde planlanan bina, muhtemelen İÖ 1400’de inşa edildi, bir kez yandı ve İÖ 1400’ün sonlarında yeniden yapıldı.



İkinci kullanım dönemini, nadir bir buluntu olan hasarsız bir çanak seti kanıtlıyor. 70 adet kase ve tabağın yanısıra, özellikle iki vazo çok önemli, çünkü bugüne kadar hitit kültürüne ait benzer objeler bulunmadı.


Birisi, dört kulplu, kenarları çıkıntılı olan büyük bir parça. Bu parçanın benzerleri küçük boyutlarda daha önceleri Hattuşa’da bulunduu. Ancak, bu seferki buluntuyla ilk kez tümüyle bir kabın rekonstruksiyonu yapıldı.



İkinci parçada yine benzersiz bir buluntu olup, birinci buluntuyla hemen arka arkaya ortaya çıkarıldı.



Uzun ve zarif bir şekli olan uzun boğaz kısmında boğa kafası bulunan bir parça. Bu iki parça, bulunan diğer kap ve tabaklarla birlikte örneği olmayan ve muhtemelen törenlerde kullanılan bir seti oluşturuyor.



Buluntular sayesinde, büyük bir ihtimalle Hitit toplumunda çok üst düzeydeki bir kişiye ait binanın bilinmeyen kullanımı hakkında bilgiler gün yüzüne çıktı.

Alman Başkanlığında Yürütülen Diğer Kazı Projeleri

Troia Projesi: Antik Troia, Hisarlık mevkiindedeki kazılar 1988’den beri Tübingen Üniversitesi tarafından yürütülüyor.


Antik küçük Asya’nın tarihi ve kültürünün araştırılmasına yönelik Münster Üniversitesi Asia Minor araştırma bölgesi.


Oymaağac-Vezirköprü/Samsun İli: Dr. Rainer Czichon başkanlığında yürütülen „Freie Universität Berlin“ arkeoloji projesi.


Federal Dışişleri Bakanlığı’nın Kültür Koruma Programı

Almanya Federal Cumhuriyeti 1981’den beri Federal Dışişleri Bakanlığı’nın Kültür Programı çerçevesinde tüm dünyada kültürel mirasın korunmasını destekliyor.



Destek verilen projeler:

  • Gelişmekte olan ülkelerde kültürel mirasın korunması,
  • Alman kültür mirasının yurtdışında korunmasına ilişkin projeler (tarihi açıdan Avrupa'nın doğusundaki yerleşim bölgelerinde bulunan miras hariç)


Federal Dışişleri Bakanlığı'nın Kültür Programının tam metni