1 den 2´e kadar. Toplam 2 Sayfa bulundu

Konu: Mavi Cennet

  1. #1
    alternatif - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    Apr 2009
    Mesajlar
    1,811

    Standart Mavi Cennet


    Yazı: Kennedy Warne
    Fotoğraflar: Brian Skerry
    Yüksek teknolojili hasat yöntemleri ve savurgan yönetimler, dünya balık stoklarında tehlikeli düşüşlere yol açtı. Küresel balık krizini irdeleyen bu özel dosya, insan ile deniz arasında yepyeni bir ilişkinin şekillendirilmesi umuduyla kaleme alındı. Yeni Zelanda, dünyanın geri kalanına örnek olabilecek deniz koruma alanlarının ev sahibi.

    Bill Ballantine bir sigara daha sararken, 1977'de Yeni Zelanda'nın ilk deniz koruma alanı açıldığında, "Keçi Adası Koyu'nda artık yapacak bir şey kalmadı" diyen manşeti anımsayıp alaycı bir kahkaha atıyor. Kuzey Adası'nda, Northland olarak anılan bölgenin kıyılarında, beş kilometrekare büyüklükteki bir alanda deniz habitatını korumak için 12 yıl mücadele etmişti Ballantine. Ve nihayet söz konusu koruma sağlanmıştı. Bu, Ballantine için yeni bir dönemin başlangıcıydı. Karşıt görüşleri dile getiren yerel gazeteye göre ise, bir dönemin sonu...
    Tartışma konusu, koruma alanına getirilen dokunulmazlıktı. Bu bölge kesinlikle insan etkisi dışında kalacaktı. Bu da, artık olta balıkçılığı yok anlamına geliyordu. Zıpkınla avlanmak yok. Istakozu yuvasından çekip çıkarmak yok. Bir küme kaya istiridyesini yerinden söküp almak yok. Gazeteye göre, Yeni Zelandalı hiçbir kadın, erkek ve çocuğun da Keçi Adası'na gelmelerine değecek bir şey kalmamıştı.
    Artık 70'ine gelmiş, saçları seyrelmiş, kısa beyaz keçi sakallı, ince yapılı bir adam olan Ballantine sigarasından bir nefes çekiyor. Keçi Adası'nda, koya hemen hemen bir kilometre uzaklıktaki kulübesinde yemek masasının başında oturuyor. 1964'te, Keçi Adası'na tepeden bakan bir yamaçta yeni kurulan Auckland Üniversitesi Deniz Laboratuvarı'nda yöneticilik yapmak üzere İngiltere'den göç ettiğinden beri burada yaşıyor. Yumuşakçalar konusunda uzman olan Ballantine, 40 yıldır Keçi Adası Koyu'nda.
    İlk geldiğinde çukurlar ve tümseklerle dolu, çakıllı olan yol, şimdilerde, sürekli ziyaretçi akınına cevap vermek için sahile kadar düzeltilmiş durumda. Ballantine, "Yılda yüz bin kişi balıklara bakmaya geliyor -böyle olacağı kimin aklına gelirdi," diyor. "Hiç kimsenin. Bundan on beş yıl önce, okuldaki her sınıftan öğrenciye dalış giysileri giydirilerek burada denize sokulacaklarını söyleseydiniz size gülerlerdi. Şimdi bu olağan bir şey."
    Yüzlerce okul gezisi. Hafta sonu şnorkelle dalmaya gelen bir sürü insan. Suya girmek istemeyenler için cam tabanlı tekne turları. Bir deniz bilim merkezi. Ne üniversite, ne de yakınlardaki Leigh'in, ta en başından beri bu konuda karşıt fikir ileri süren balıkçıları ve çiftçileri bu yaşananları öngörmüştü.
    Saflar, 1965 gibi oldukça erken bir tarihte, Ballantine ticari balıkçılık yapan bir grubu laboratuvara davet edip, balıkçılığa kapalı bir koruma alanı görüşünü ortaya attığında tutulmuştu. Ballantine, o günleri anımsarken, "Yarısı ‘sorun olmaz' diye konuştu," diyor. "Yarısı da, şaka yollu da olsa, ‘seni öldürürüz' dedi."
    Sonunda kamuoyunun yaklaşımında değişime yol açan şey de yine suyun altında yaşanan değişiklikler olmuştu -Ballantine ve onunla birlikte çalışan bilim insanları da dahil herkesi şaşırtan değişiklikler. Deniz laboratuvarındaki dalgıçlar, Keçi Adası Koyu'ndaki geniş resiflerin çıplak kaldığını, Maori dilinde kina adıyla anılan bir tür denizkestanesinin, bunların üzerindeki deniz yosunu kümelerini neredeyse köküne kadar yiyip bitirdiklerini fark etmişti. Başlıca besini bu denizkestaneleri olan kapanlevrek ve dikenli kaya ıstakozlarının aşırı avlanarak azalması nedeniyle, kirpi gibi dikenli bu sualtı çim biçicilerinin sayısında büyük bir patlama yaşanmıştı. Kina'lar, kahverengi alglerin gövdelerine bile tırmanıp, onları kunduzlar gibi kemiriyordu.
    Balıkçılığa son verilince avcı ile av arasındaki dengesizlik de neredeyse hemen tersine dönmeye başlamıştı. Kina sayısı azalmıştı. Kahverengi algler yeniden büyümüştü. Bir zamanlar çok ürkek ve nadir olan kapanlevrekler çoğalıp, cesurlaşmıştı. Bu ekolojik canlanmanın haberi kısa sürede yayılmış ve insanlar Keçi Adası'na akın etmeye başlamıştı.
    Tam olarak anlaşılmayan bir nedenden dolayı, avlanma yasağı getirilen alanlarda toplanan kapanlevrekler buralarda geniş yerleşik popülasyonlar oluşturuyor. Dikenli kaya ıstakozları da (Yeni Zelandalılar onlara "kerevit" diyor) aynı davranışı gösteriyor ve koruma alanı içindeki yoğunlukları dışarıdakilere oranla yaklaşık 15 kat artıyor. Koruma alanının başarısından ticari "kerevit" avcıları kârlı çıkıyor; çünkü, koruma alanı sınırının hemen dışına stratejik biçimde yerleştirdikleri kapanlar -deniz biyologlarının taşma adını verdiği olgu sayesinde- koruma alanından göç eden kabuklularla doluyor.
    Önceleri koruma alanı fikrine kuşkuyla bakanlar, şimdi en güçlü savunucuları arasında. Bölgeyi, "koruma alanımız" diye tanımlıyor ve gönüllü deniz koruma savaşçıları gibi davranarak kaçak avcıları ve sınır ihlallerini bildiriyorlar.
    Taşma ve larva taşınımı -milyonlarca yumurta ve larvanın koruma alanı dışına sürüklenmesi- denizlerdeki yaşamın korunmasında en önemli kavramlara dönüşmüş durumda. Balıkçılığın yasaklandığı koruma alanlarına şimdi çevre denizlerdeki canlı nüfusunu da takviye eden potansiyel damızlık ve kuluçkahane çiftlikleri gözü ile bakılıyor. Bu yenileyici etki konusundaki en sağlam kanıtlardan bazıları Keçi Adası'nda yapılan araştırmalardan elde edildi -araştırma, bu koruma alanının 30 yıldır avlanmaya kapalı olması sayesinde yapılabildi.
    Keçi Adası'nın devrimci özelliği sadece dünyanın ilk av yasağı konulan koruma alanlarından biri olması değil, sıradan bir kıyı şeridini de koruması. 1971'de uygulamaya konulan koruma alanları kurma yasasında, bu yasanın, bölgeye özgü -ve sıradışı- tüm özelliklerini de korumayı amaçladığı ve bu korumanın ulusal çıkarlar doğrultusunda olduğu açıklanıyordu. Sucul yarıkürenin tam ortasında yer alan, kıyıları ABD'nin tüm kıyı şeridinden daha uzun ve üstelik de dünyanın en büyük dördüncü münhasır ekonomik bölgesi (BM'nin kabul ettiği özel ekonomik bölge) olan Yeni Zelanda, tartışmasız dünyanın en denizci ülkelerinden biri. Keçi Adası'nın başarısına bakıldığında, denizde başka koruma alanlarının da hızla -ve tartışılmaksızın- oluşturulabileceği düşünülebilir. Ama öyle olmadı. ‹zleyen 30 yıl boyunca Ballantine, inatçı balıkçılar, gönülsüz bürokratlar ve kararsız uzmanlara karşı savaş verdi.
    Bunun hemen ardından, Northland kıyısına yaklaşık 22 kilometre uzaklıktaki Poor Knights Adaları'nda koruma alanı oluşturmak için yaptığı ilk başvurusunda bir engelle karşılaştı. Eski bir volkanın kalıntısı olan bu resif ve doruklar grubu, ılıman ve subtropikal suların buluştuğu kavşakta yer alıyor. Kuzeydoğuda yüzlerce kilometre öteden başlayan sıcak su akıntısı, adaları yalayarak geçiyor, su sıcaklığını kıyıdakinden yarım derece yükseltiyor ve mercan karideslerinden balina köpekbalıklarına bir sürü tropik konuğu da beraberinde getiriyor











    -----------------------------------






    Diğer Bazı Konuları











    Adam Gibi Adam Olmak...
    Şiir nasıl yazılır
    Bilirmisin
    Atatürk Dönemi
    Günah mı ? Degil mi?
    (Okumaya Değer)Baş Adam Ve Baş Yalaka
    Biz Türkiyeliyiz
    Albatros
    flash ve swf dosyalarını foruma ekleme
    Öfke Nedir?
    Önyargı
    Korkak çapkın
    İhtiyar Denizci
    Çagdaş Yaşam Ne demek?
    Damdaki Bahçe
    Buz Bebek
    Yeşil Düşler
    Brezilyanın Vahşi Batısı
    Mavi Cennet

    Gözüne Girsin Aşk
    İnternetten Tanıştığımız Birine Aşık Olabilir miyiz?
    Saplantı
    Evlisiniz Evli Birde Sevgiliniz Var ,İğrençmisiniz
    Sevgilimize ondan ayrılmak istediğimizi nasıl söyleyebiliriz?
    İlişkide heyecan bittiyse yeniden eski haline getirmek mümkün mü
    Sana aşığım diyen birinin doğru söylediğinden nasıl emin olabiliriz?
    Yaptıklarının Bedelini Öderken Başını Dik Tutabilecek Misin?
    Kızlar neden aradığını bulamaz)))
    Arkadaşımın Sevgilisine Aşık
    Konu alternatif tarafından (05.06.09 Saat 03:15 ) değiştirilmiştir.

  2. #2
    Fidem - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    Feb 2008
    Nerden
    "Ne beyan-i hale cu'ret ne firaha kudretim var."
    Mesajlar
    12,855

    Standart

    Önceleri koruma alanı fikrine kuşkuyla bakanlar, şimdi en güçlü savunucuları arasında. Bölgeyi, "koruma alanımız" diye tanımlıyor ve gönüllü deniz koruma savaşçıları gibi davranarak kaçak avcıları ve sınır ihlallerini bildiriyorlar.


    evet insan oglu nereye gitse batiriyor...
    tskler bilgiler icin Mod'um..
    ♪ sadece müzik...





Konu Bilgisi

Uye Bu Konuya Bakiyor

Suan 1 Uye bu konuya bakiyor. (0 Uye ve 1 Ziyaretci)

Benzer Konular

  1. Mavi mavi sevdim seni
    By BurCaq in forum ŞiirLer
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 14.01.09, 19:43
  2. Cennet:)))
    By FuLYa_nL in forum FıkraLar
    Cevaplar: 6
    Son Mesaj: 12.09.08, 17:55
  3. Cennet Pasta
    By alaraa-- in forum Tatlilar ve Pastalar
    Cevaplar: 5
    Son Mesaj: 11.07.08, 13:33
  4. Mavi Mavi Sevdim Seni / Naşide Göktürk
    By Fidem in forum Resimli Şiirler
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 18.05.08, 16:28
  5. Cennet internetmi..?
    By Fidem in forum Hayatın İçinden
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 22.03.08, 22:00

Eklenmis Olan Tag'lar

Bookmarks

Yetkileriniz

  • Yeni Konu Acamazsin
  • Konuya Cevap Yazamazsin
  • Konuya Eklenti Ekleyemezsin
  • Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
  •  

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372