1 den 2´e kadar. Toplam 2 Sayfa bulundu

Konu: Dogadaki mimarlar

  1. #1
    Hatira - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    Apr 2008
    Mesajlar
    4,427

    okk Dogadaki mimarlar

    DOĞADAKİ MİMARLAR


    Bir çita koşmak için tasarlanmış mükemmel bir iskelet sistemine ve kaslara sahiptir. Usta bir uçucu olan kartal, dünyanın en iyi aerodinamik tasarımıyla yaratılmıştır. Balıklar, suda yüzmek için yaratılmış özel bir deri yapısına ve vücut sistemlerine sahiptir. Canlı bedenlerindeki bu kusursuz tasarımlar, her canlı türünün Allah tarafından yaratıldığını bize hatırlatır. Ancak kusursuz bir bedene sahip olmak yetmez, aynı zamanda hayvanının bu bedeni nasıl kullanacağını da bilmesi gerekir. Bir kuşun kanatları, ancak onlarla uçmayı, süzülmeyi ve yere inmeyi kusursuzca başardığı zaman işe yarar.
    Nitekim her canlı, içinde bulunduğu doğal şartlar için en uygun davranışları gösterir. Hayvanlar sanki bu dünyaya eğitilmiş de gelmiş gibidirler. Bu eğitimin en şaşırtıcı örneği ise, büyük bir ustalıkla inşa ettikleri yuvalardır.
    Yaban arılarının kendi ürettikleri çamur ile yaptıkları çömlek evler, barajlar inşa eden kunduzlar, mükemmel ağlar ören örümcekler, denizaltında dayanıklı yuvalar kuran balıklar, özel havalandırma tesisatı bulunan kuleler inşa eden termitler doğadaki mimarlardan sadece birkaçıdır. İlk olarak örümceklerin inşaatlarına bakalım:

    Örümceklerin Mimari Harikası Ağları

    Örümcekler inşaatlarını kendi bedenlerinden salgıladıkları ipek ağlarla yaparlar. Örümcek ipi, aynı kalınlıktaki çelikten tam 5 kat daha sağlamdır. Havada hızla uçan büyük sinekler bile, örümcek ağının sağlam ve esnek tuzağından kurtulamaz.
    Karadul örümceğinin ağında bir de yapışkan damlalar bulunur. Bu ağlara yakalanan bir avın kendini kurtarması imkansız gibidir. Örümceğin ağı, yapışkan, esnek ve şaşırtıcı derecede sağlamdır. Örümcek için bir tuzak oluşturmanın ötesinde, aslında bu ağ onun vücudunun bir uzantısıdır. Örümcek ağa takılan her türlü canlının titreşimlerini hisseder ve onu gecikmeden yakalar.




    Yukaridaki resimde örümcek ağları örnek alınarak yapılan Münih Olimpiyat Stadyumu, Sağdaki resimde Denver'da bir havaalanı görülmektedir. Ağın üretildiği yer ise örümceğin arka kısmıdır. Özel bir organdan salgıladığı ipliği bacaklarıyla tutup çeker. İpliğin üzerindeki yapışkan damlalar, aslında yumak halindeki iplik demetleridir. Gerektiğinde bunlar açılır ve ağ kolaylıkla esner.
    Örümceğe bu mimari harikayı inşa ettiren de, kuşkusuz Allah'ın bu canlıya verdiği ilhamdır.

    Kağıttan Yuvalar Yapan Yaban Arıları

    Mimarlık yeteneğiyle ünlü bir diğer canlı, yaban arısıdır. Yaban arısının bu türü, tahta parçalarını kemirir ve bunları kullanarak ağzında selüloz, yani kağıt üretir. Sonra da bu özel üretim kağıdı kullanarak, kendisine yuvarlak bir ev inşa eder.
    Tavana yapıştırdığı bu kağıttan yuvanın içinde, aynı balarıları gibi altıgen petekler yapar. Her altıgen peteğin tavanına, bir yumurta yapıştırır. Yaklaşık üç hafta sonra yumurtalardan larvalar çıkar. Larvalar şaşırtıcı bir bilinç göstererek, annelerinin açık bıraktığı peteklerin ağzını örerler. Ve böylece ağırlıkları yüzünden aşağı düşmekten kurtulurlar. Bir kaç hafta daha büyüdükten sonra yetişkin arılar olarak peteklerinden çıkarlar.
    Yavru arılar, hiç vakit kaybetmeden hayata atılırlar. Yapmaları gereken her iş, onları yaratan Allah tarafından kendilerine ilham edilmiştir.
    Yavrular annelerinin başlattığı inşaatı büyütürler. Sonunda ortaya oldukça büyük bir koloni çıkar. Arıların yuvası artık çok katlı bir apartmandır. Burada doğan her yaban arısı, kendisine verilen ilhama harfiyen uyacaktır.

    Becerikli Çömlek Ustası
    Çömlekçi yabanarısı nemli toprağı ağız salgısı ile karıştırarak yapışkan bir çamur üretir. Ürettiği bu çamuru kullanarak da son derece düzgün çömlekler yapar. Aynen insanların kullandığı çömlek yapım tekniğinde olduğu gibi, sürekli dönerek çamuru şekillendirir. Çömlek bittiğinde en üstüne ağız kısmını eklemeyi de ihmal etmez. Herşey tamam olunca, arı vücudunun arkasını ağız kısmına getirir ve içeriye bir yumurta bırakır. Çömleğe biraz besin malzemesi de ekledikten sonra, ağzını mühürler ve uçup gider. Yumurtadan çıkan larva, bir süre sonra çömleği kırıp dışarı çıkacak ve hayata tek başına adım atacaktır.
    Dışarı çıkan yavrular, hiç bir eğitim almadan, aynen anneleri gibi kusursuz çömlekler inşa etmeye başlarlar. Sahip oldukları bu mükemmel el sanatı, onları yaratmış olan Allah tarafından kendilerine ilham edilmiştir.
    Sonuç
    Canlılardaki bu gibi akılcı davranışlar karşısında doğadaki canlıların tesadüfler sonucu oluştuğunu iddia eden evrim teorisi çıkmaza girmektedir. Çünkü çağdaş bilimsel bulgular, Darwin'in iddialarını çürütmüş durumdadır.
    Paleontoloji, yani fosil bilimi, farklı canlı gruplarının yeryüzünde aniden ortaya çıktıklarını ve yüzmilyonlarca yıldır hiç bir evrim geçirmediklerini göstermiştir. Anatomi ve biyokimya, canlılarda çok kompleks tasarımlar bulunduğunu, bunların tesadüflerle ortaya çıkamayacağını ispatlamıştır.
    Biyolojik gözlemler ise, doğada canlı türlerini birbirine dönüştürecek mekanizmalar bulunmadığını ortaya koymuştur.
    İşte bu nedenlerle bugün Darwinizm, bilimsel olarak çökmüş bir teoridir. Ayrıca canlılardaki akılcı ve bilinçli davranışlar bize yaratılışı kanıtlar.






    Burada sadece birkaç örneğini gördüğümüz doğadaki usta mimarlar, şaşırtıcı mimari eserleri ile aslında kendilerini yaratan Allah'ın onlara verdiği yetenekleri bize tanıtırlar. Tüm canlıları yaratan ve onlara davranışlarını ilham eden yüce Allah'tır. Bir Kuran ayetinde, Allah'ın canlılar üzerindeki hakimiyeti şöyle açıklanır:
    Göklerde ve yerde bulunanlar O'nundur; hepsi O'na 'gönülden boyun eğmiş' bulunuyorlar. (Rum Suresi, 26)
    Allah'ın verdiği ilham ve yeteneklerle mimari harikalar meydana getiren bir başka canlı daha vardır ki, yeryüzünün en görkemli eserleri ona aittir:
    Bu canlı, insanoğludur.
    Günümüzde pek çok kişi bu gerçeğin farkında değildir. Ve insanların eserleri karşısında, sadece bu insanlara hayranlık duyar. Oysa insana, bedenini, duyularını, aklını ve hayalgücünü veren de, ona sanat ve estetik duygularını ilham eden de, Allah'tır.
    İnsanoğlunun eseri sanılan harikalar da, gerçekte Allah'ın sonsuz sanat ve bilgisinin birer tecellisidir.
    Bu nedenle, gördüğümüz her türlü güzellik, estetik ve ihtişam karşısında, hayran olmamız ve övmemiz gereken gerçek varlık, tüm bu kavramları yaratan ve bunları yarattığı canlılara dilediği gibi ilham eden Yüce Allah'tır. Övgünün Allah'a ait olduğu bir Kuran ayetinde şöyle buyrulur:
    Şu halde övgü, göklerin Rabbi, yerin Rabbi ve alemlerin Rabbi Allah'ındır.

    Göklerde ve yerde büyüklük O'nundur. O, üstün ve güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir. (Casiye Suresi, 36-37)
    AsLa BiriLerinin Umudunu Kirma,
    BeLkide Sahip oLduklari Tek Sey O'dur.



    "BOL BOL TEBESSÜM ET GÜLÜMSE"
    Hem Maliyeti Ucuzdur
    Hem De Değerine Paha Biçilmez...

    Kötümser yanlız tüneli görür,
    Iyimser tünelin sonundaki ışığı görür,
    Gerçekçi tünelle birlikte ışığı ve de gelecek treni görür.

  2. #2
    Bir GüLsen Yeter hAkAnN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    Feb 2008
    Mesajlar
    2,315

    Standart

    paylasimin icin TskLer..
    Hayat Mucizelerle Dolu Bir Cizgi !!!
    Ve Bu Cizgideki En Büyük Mucizemsin ...


    i Love you ALemim



Konu Bilgisi

Uye Bu Konuya Bakiyor

Suan 1 Uye bu konuya bakiyor. (0 Uye ve 1 Ziyaretci)

Eklenmis Olan Tag'lar

Bookmarks

Yetkileriniz

  • Yeni Konu Acamazsin
  • Konuya Cevap Yazamazsin
  • Konuya Eklenti Ekleyemezsin
  • Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
  •  

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372