1 den 6´e kadar. Toplam 6 Sayfa bulundu

Konu: Horon Nedir? NasıL Oynanır? Horonun çeşitLeri

  1. #1
    TUGBA - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    Feb 2008
    Nerden
    Belçika
    Mesajlar
    3,393

    Standart Horon Nedir? NasıL Oynanır? Horonun çeşitLeri

    Horon Nedir? NasıL Oynanır? Horonun çeşitLeri




    HORON:
    Horon Kelimesinin etimiyolojisi hakkında üzerinde uzlaşıya varılmış Ortak bir kanaat bulunmamaktadır. Ansiklopedilerde hellence dans anlamına gelen "khoros" tan geldiği ifadesi yer alir.
    Bir başka teoride Trabzon'da hasatı yapılmış tarlalarda, mısır saplarının kışın hayvanlara yem yapılmak için harmanlanmasıyla olusan görüntüdür. Yan yana duran adamlar görüntüsü veren ve "horom" adi verilen bu mısır demetleri (lazcasi bardi)nin bu oyuna isim babasi oldugu düsünülemkedir.




    Horonlar Üç Bölümden Olusur:


    1. Düz horon bölümü: Horon oynanmaya baslarken agır tampoda oynanır. Bundan ötürü oyunun bu bölümüne "agır horon bölümü" de denir. Oyun halkası saat ibresinin tersi yönünde döner. Söylenen türlere ellerle tempo tutulur. Müzik ne kadar yüksek tempolu çalınırsa, oyuncular da o kadar kıvrak ve hareketli olurlar.
    Ritim arttikça vücut diklesir, kollar yukarıya kalkar. Gelen komutla "yenilik yenlik" "alasagı" ya da "ufak ufak" diger oyuncular da uyarılarak dogrudan sert bölüme geçildigi gibi yenlike bölüme de geçilir.

    2. Yenlik Bölümü: kollar asagıya iner, dizler kırık ve bel kısmi dizlerin açısında öne dogru egiktir. Kol çıkarmalar ve omuz sallamalar bu bölümde ön plandadır. Adımlar geriye, yana ve öne basarak belli alan içinde gezinilir, Vücudun yapmıs oldugu çalımlar yumusak ve hafiftir. Oyunun ritmi düz horon bölümüne oranla biraz daha hızlıdır.
    komutcudan gelen "alasaga", "aloglum", "kimola", "taktum", "yıkoglum" veya "ıslık" seklinde gelen komutla sert bölüme geçilir.

    3. Sert Bölümü: Diger bölümlere nazaran hareketler daha sert ve canlıdır. Omuz sallamalar daha seri, ayaklar yere daha sert basar, Oyunun en gösterisli, temposunun oldukça yüksek oldugu ve oyuncuların tüm yeteneklerinin ortaya koydugu bir bölümdür.

    Oyuna devam edilecekse tekrar düz horon bölümüne Geçilir.
    RaR SifreLerim: www.alemim.net Yada www.alemim.nl






  2. #2
    KaCaK - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    Feb 2008
    Mesajlar
    3,494

    Standart

    Amcam hep şunu söyler,
    -Eğer KaraDenizliysen şu 3 şeyi bileceksin
    1 Yüzmeyi bileceksin
    2 Hamsi Yiyeceksin
    3 Horon Tepeceksin


    3.sü yok malesef o yüzden kaybediyorum

    Teşekkürler TUGBA
    Kimse bir şeyler ima etmesin, Kininiz Varsa Suratıma Kusun, Kusamıyorsanız Susun






    Bacımın Örtüsü Batmakta Rezilin Gözüne; Acırım Tükürüğe Billahi Tükürsem Yüzüne!..

    M.Akif Ersoy




  3. #3
    n@r_cicegi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    Feb 2008
    Nerden
    Boğazın İncisi, Avrupa'nın Birincisi (İstanbul)
    Mesajlar
    8,726

    Standart

    Horonun kökeni ve kelime anlamı :
    Türkler, tarihin akışı içinde Orta Asya'dan batı dünyasında doğru akarken,
    hiç kuşkusuz sosyal kültürel özelliklerini de birlikte götürmüşlerdir. Yoğun
    göç dalgaları ve tutulan yeni ''yurtluklar-vatan''da karşılaşılan değişik
    ulus ve halklarla da etkileşimde bulunmuşlardır. 1071 öncesi ve sonrasında
    Anadolu'ya akmaya başlayan Türk-*Budun-Boy ve Oymakları çok kısa bir zaman
    diliminde Anadolu'yu Türkleştirip, İslamlaştırırlar. Yalnız Türkler,
    Anadolu'nun ötesindeki Türk ellerinde İslamiyet'i her ne kadar
    benimsememişlerse de eski ''Gök dinleri'' ya da ''şamanist'' inanımlarının
    kalıntılarını çağımıza dek yaşatabilmişlerdir. Bugün Anadolu'nun kırsal ve
    dağlık kesimlerinde, Orta Asya'nın kültürel özelliklerini şamanist
    inanımlarını görmek mümkündür.

    Oğuz Türkleri 12. yy'dan itibaren sürekli ve yoğun bir şekilde Karadeniz
    yöresini yurt tutmaya başlarlar. 200 yıl içerisinde bu olgu tamamlanır, tüm
    Karadeniz yörelerini fetheden ve Türkleştiren Oğuz Türklerinden olan
    ''ÇEPNİLER''ir. Çepniler, bu yöreyi kıyı çizgisine paralel olarak doğu-batı
    yönünde fethederken Anadolu'nun iç kesimlerinden de diğer Türk boy ve
    oymakları Erzincan, Gümüşhane ve Harput dolaylarından sahile akmaya
    başlarlar. 1461 yılı başlarında iç kesimlerden gelen 100.000 Çepni Türk'ün
    Giresun-Trabzon arasına yerleştirildiğini, yine Yavuz Sultan Selim'in
    Trabzon'da, Şehzadeliği sırasında İran'da Şah İsmail'in kılıcından kaçan
    Akkoyunlu Türkleri'ni de Rize-Trabzon arasındaki yörelere yerleştirildiğini
    tarihi kaynaklardan biliyoruz. Yöreye yapılan bu tarihi göç Doğu
    Karadeniz'in kısa bir zaman içinde Türkleşmesini sağlar.

    Türkler Doğu Karadeniz bölgesine yerleştiklerinde yabancı olmadıkları bir
    doğa parçasıyla karşılaşırlar. Yöre çok engebeli, sarp, dik ve dağlıktır.
    Öte yandan bölgeyi kuzey yönünde baştan başa kuşatan, sürekli dalgalı ve
    hırçın bir deniz vardır. Bu acımasız özellikleri içeren bir doğa üzerinde
    mücadele veren insanların tipik, yöreye özgü Folkloru ve Halk Oyunları da
    böylece oluşur.

    Romanya'da düğünlerde oynanan halk danslarına ''Gagauz Türkleri ''nce
    ''horon" denilmektedir. Yine eski bir Bulgar ve Peçenek Türklerinde
    varolması dikkate şayandır. Öte yandan Erzincan, Malatya, Siirt ve Afyon'da
    birer yerin adı ''Horon''dur.

    Yunan kelimesi ile büyük bir benzerlik gösteren horonun nereden geldiği
    hakkında bazı fikirler ortaya atılmıştır. Bunlardan birisi Yunanlıların
    Karadeniz'in doğu sahillerine yerleşmiş olması, bir diğeri ise; horonun
    kemençe gibi Cenevizlilerden kalmasıdır. Gerçekten Fransa'da ''Carole'' adı
    ile tanınmış bir oyun vardır ki bir halka oluşturularak oynanırdı.
    ''Carole'' kelimesini Fransızca sözlükler bozuk Latince ''Carola'' olarak
    gösteriyorlardı. Ancak, bu kelimenin diğer şekilleri olan ''Harol , Horol''
    kelimeleri ve oyunun kalabalık oynanması dikkate alınırsa, Fransız oyunu ile
    Doğu Karadeniz oyunu (Horon) arasında şaşırtıcı bir benzerlik
    göstermektedir. O halde Yunanca nedir?

    -Hora, raks, dans Yunanca- Türkçe sözlükte;

    1. Takım, grup

    2. Bir kilisenin görevlilerinden oluşan kilise korosu

    3. Kilise görevlilerinin kilisede durdukları yer.

    Şimdi karşılaştırmaya geçelim:

    a. kelimesinde ''topluluk'' esas olarak görülüyor. Bu Karadeniz horonlarında
    da böyledir.

    b. kelimesinin üçüncü maddesi ''kilise görevlilerinin kilisede durdukları.
    yer'' dir. Kelimenin bu anlamı ile Carole kelimesinin ikinci anlamı olan
    ''Halka şeklinde oynanan oyun'' arasında açıkça görülen bir ilişki vardır.

    Mimari ve kuyumculukta daire teşkil eden birçok şeye ve 18. yy'da kilisedeki
    koro dairesine Carole deniyordu.

    Yukarıdaki karşılaştırmalar gösterir ki, Horon, Carole ve kelimeleri
    arasında bir anlam birliği oluşturur.

    Şimdi de bunlarla ilişkili olan diğer bir kelime üstünde duralım.

    Xor (hor) veya Kör -Destan söylenirken nakarat

    xoroy (horoy)-Sırayla durmak (Pekarski-Yakut sözlüğü)

    Esas vasıfları ''topluluk'' olan bu Yakutça kelimeler ile Karadeniz horonu,
    Fransız

    ''carole''sı ve Yunanca arasındaki anlam birliğini tespit ettikten sonra
    yukarıdaki araştırmalarımızı şöylece özetleyebiliriz:

    Horon, Carole, ,Hor, Kör, Horoy kelimeleri birbirlerinden ayrı olmayıp, aynı
    Hor kökünün muhtelif şekilleridir.

    Bu açıklamalarla yöredeki ''horom'' ve ''horon'' kelimelerinin kullanımı
    arasında benzerlik olduğu görülmektedir. Horom; mısır saplarının ve çayır
    (ot) 'ların 10-15 kucak bir araya getirilerek dikey durumda yığılıp, tarlada
    bulunan ''KABAK DEVEKLERİ'' ile üst kısımdan bağlanmasıdır. Başka bir
    deyişle daire (halka) şeklinde sıkıca bağlamaktır.

    Yöre oyunlarını oynarken bir arada toplanarak sıkıca elele tutup daire
    halinde horon kurmalarındaki şekil ve benzerlik Horon ile Horom sözcüğünün
    gerek mana gerekse kelime yapısı bakımından birbirini tamamlamaktadır.
    Horona başlarken ''Hayde bir horom kuralım'' sözü, bir araya toplanıp,
    sıkıca birbirimize bağlanalım demekten başka bir şey değildir.

    Horonların Oynandığı Yerler Ve Etkilendiği Unsurlar

    Horonlar neşeli zamanlarda; Bayram, düğün, dernek, askere uğurlama ve
    arkadaşlar arasında düzenlenen eğlencelerde oynanır.

    Yürekleri dolduran coşkular, sevinçler buralarda horona dönüşür. Nerede bir
    durak, bir oturak yeri varsa orası ''HORONDÜZÜ'' dür. üstünde horon
    oynanmayan tek bir düzlük yoktur Karadeniz'de...

    Horon Karadenizin soluk alışı, yürek atışı, dalgalanışıdır.

    Horon doğa ile insanın elele, kol kola şahlanışıdır.

    İneğiyle, çadırıyla, çoluğu-çocuğuyla, silahıyla, giysisiyle dağlara
    çıkması, yol boyunca yol havalarının kemençe ve davul-zurna eşliğinde
    çalınıp söylenmesi, horon oynaya oynaya yolların bitirilmesi ve yayla düzüne
    silah atarak, nara atarak ve tabi ki horon oynayarak (sallama ritminde)
    kollar halinde girmeleri, halka içinde saatlerce horon oynamaları bahara
    olan özlemin coşkuya dönüşmesi, dile gelmesidir.

    Karadeniz'e özgü horonun yapısında tarım kültürünün varlığı apaçık
    ortadadır. Horonda görülen öne eğilmeler ve kolların öne uzatılıp
    sallandırılması; tarlada kazma ile çapa yapılması gibidir. Horoncuların el
    tutması ve hamle yapmaları ile belcilerin ''VOL ATMA'' hamleleri aynıdır.

    Karadeniz'de yalnız başına iş yapmak çok zor olduğundan horon;
    Karadenizlinin her işte elele verilmesini, birlikte çalışmaya duyduğu
    ihtiyacı anlatmasıdır.

    Doğa yapısının sert ve dağlık oluşu, denizinin ve havasının kararsızlığı
    horon oyunlarında göze çarpar.

    ''Mısır Gumulları hep, beraber bağlanır;
    İşte, horoncular da, öyle halkalanırlar...

    Dizili horon ise, bel bellmek gibidir;

    Tavaya birer birer, hamsi dizilmesidir...

    Omuz titretmeleri, hamsi can çekişmesi;

    Çıkarılan o sesler, rüzgarın ıslık sesi...

    Hele o silkenmeler, ağaçlarda fırtına;

    O çabukluk benziyor, martı kanatlarına..

    Dalgalar gider-gelir, bir kararda durmazya;

    Horoncular da öyle, uyar davul zurnaya...

    Kemençe; horonun sevgi küpü, kaşığıdır;

    Neş'eli zannederler, en garip aşığıdır...

    Horon; yağmur duası, horon, çareye koşmak;

    Zafer için zıplamak,, yahut suyu okşamak...

    Horon; tetikte dumrak, kayık küreği çekmek;

    Horonda alın teri, horonda emek çekmek...

    Horon bayram yapmaktır, halk murada erince;
    Canlanmayan var mıdır, oynayanı görünce.

    Bu sevinç gösterisi, hem bolluk, hem bereket,
    Dağ-bayır, iniş-çıkış, elbet lazım hareket. ..

    Horon deyince akla Akçaabat geliyor,
    Bunu hem Türkiye ve hem de Dünya biliyor. ..

    Karadeniz horonu, horonların beyidir,
    Karadenizli korkmaz, eğlenceden bellidir...

    Fişek, saat ve çizme seferberlik işidir,
    Kalleşlik edenleri hesaba çekişidir...

    Horon, bir oyun değil, bir folklor kanunudur,
    Oyna horoncu oyna,i horon, milli konudur... ''

    Horonlar Üç Bölümden Oluşur

    1. DÜZ HORON BÖLÜMÜ: Horon oynanmaya başlarken ağır tempoda oynanır. Bundan ötürü oyunun bu bölümüne ''ağır horon bölümü'' de denir. Oyun halkası saat ibresinin tersi yönünde döner. Söylenen türkülere ellerle tempo tutulur.
    Müzik ne kadar yüksek tempolu çalınırsa, oyuncular da o kadar kıvrak ve
    hareketli olurlar. Ritim arttıkça vücut dikleşir, kollar yukarıya kalkar.
    Gelen komutla ''yenlik yenlik'' ''alaşağı'' ya da ''ufak ufak'' diğer
    oyuncular da uyarılarak doğrudan sert bölüme geçildiği gibi yenlike bölüme
    de geçilir.

    2. YENLİK BÖLÜMÜ:
    Kollar aşağıya iner, dizler kırık ve bel kısmı dizlerin
    açısında öne doğru eğiktir. Kol çıkarmalar ve omuz sallamalar bu bölümde ön
    plandadır. Adımlar geriye, yana ve öne basarak belli alan içinde gezinilir.
    Vücudun yapmış olduğu çalımlar yumuşak ve hafiftir. Oyunun ritmi düz horon
    bölümüne oranla biraz daha hızlıdır. Komutçudan gelen ''alaşağa'',
    ''aloğlum'', ''kimola'', ''taktum'', ''yıkoğlum'' veya ''ıslık'' şeklinde
    gelen komutla sert bölüme geçilir.

    3. SERT BÖLÜMÜ: Diğer bölümlere nazaran hareketler daha sert ve canlıdır.
    Omuz sallamalar daha seri, ayaklar yere daha sert basar. Oyunun en
    gösterişli, temposunun oldukça yüksek olduğu ve oyuncuların tüm
    yeteneklerini ortaya koyduğu bir bölümdür. Oyuna devam edilecekse tekrar düz
    horon bölümüne geçilir.



    BiZ 3 KiŞiYiZ;
    KeYFiM, BeN ve KaHYaSi...







  4. #4
    VorteX - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    Apr 2008
    Nerden
    Samsun
    Mesajlar
    541

    Post

    Horon demeyin ya
    Bizim burda Samsunda yani.Düğünlerin vazgeçilmezi.Çok güzel figurler tam bi sanat eseri.ama kardeşim 1 yada 1 bucuk saat hiç durmadan livrik livrik livrik. düğünlere gidemez oldum

    düğünlerde değilde bu tür profesyonel horon oyunları daha mükembel.izlerken insan yerinde duramıyor içi kıpır kıpır oluyor.Laz Değilim ama Karadenizliyim sonuçta.Bize özgü ve Dünyaya tanıtılmış bir oyun olarak mükkembelinde üstünde.


  5. #5
    n@r_cicegi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    Feb 2008
    Nerden
    Boğazın İncisi, Avrupa'nın Birincisi (İstanbul)
    Mesajlar
    8,726

    Standart

    Karadenizli değilim ama Ayder Yaylası'nda ve Laz Düğünleri'inde horon tepmişliğim var...çok eğlenceliydi



    BiZ 3 KiŞiYiZ;
    KeYFiM, BeN ve KaHYaSi...







  6. #6
    {suMEYYE} - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    Mar 2008
    Nerden
    ♥Evden:)♥
    Mesajlar
    906

    Standart

    TUGBA BAna horon tepmeyi ogretirmisin

    Bu yaza ogrenmem gerek bu dansi))

    Saol paylasimin Icin.....


    Ya Resulallah Seni Sevmek Bir Kara Sevdadir Benim Icin Yasadigim Hayatin Bir Anlam Ve önemi Var Seni Sevebildigim Icin..




Konu Bilgisi

Uye Bu Konuya Bakiyor

Suan 1 Uye bu konuya bakiyor. (0 Uye ve 1 Ziyaretci)

Benzer Konular

  1. Balık nasıl alınır ve saklanır?
    By DivaneM in forum Teknikler ve Püf Noktaları
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 14.06.08, 21:19
  2. Balık nasıl temizlenir?
    By DivaneM in forum Teknikler ve Püf Noktaları
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 14.06.08, 21:15
  3. Hayat Nedir Anne?
    By BoDrUmLu1905 in forum ŞiirLer
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 26.02.08, 14:26

Eklenmis Olan Tag'lar

Bookmarks

Yetkileriniz

  • Yeni Konu Acamazsin
  • Konuya Cevap Yazamazsin
  • Konuya Eklenti Ekleyemezsin
  • Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
  •  

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372