Blog yazarları olarak hepimizin kafadan kontak olduğunu açıklıyorum, kimse hayır, ben tamamiyle nosnormalim demesin, elimde kapı gibi doktor raporu var. Hepimiz psikolojik vakalarız ve kesinlikle normal değiliz gençler, ahan da kanıtı:
Ek$i sözlük'te blog başlığına yazılanları okurken, blog yazarlığı hakkındaki aşağıdaki tanım dikkatimi çekti:son dönem hastalığı.the psycholist'te yayınlanan bir makalenin çevirisini okuduğumda gözüme çarpmıştı,blog yazma kendinite$hir etmek ki$i$el bloglar, yazan kişilerin özel hayatından, fikirlerinden izler içerdiği için bir süre sonra kişide tutkuya dönüşüp, sürekli kendini if$a etme ya da kendini kanıtlamaya çalışma gibi sonuçlar verirmiş. yine makalede yazılana göre ki$i$el blogların çoğu ortalama olmayıp, her biri en uc seviyedeymi$. kişiler ya4 yıla yakındır blog yazıyorum ve diyebilirim ki bu yazı, bir çok blog sahibinin içinde bulunduğu psikolojiyi en güzel açıklayan tanımlardan biri..
kendisini zavalli,yalniz,depresif ve melankolik ba$arili,tuttugunu koparan,zengin ve sevilen blog yazarligina hastalık gözüyle bakan psikologlar, blog yazarlığını internet hastaliklari arasında ilk siralara yerleştiriyorlarmış. i
Teknoloji, yemek ya da belirli bir ürün, konu üzerine tanıtım amaçlı tutulan bloglar haricindeki kişisel bloglar, zaman geçtikçe kişinin kendini başkalarına ispat etmeye çalıştığı yerler halini alıyor.
Hele ki kişi az okunan ve doğru dürüst yorum almayan bir bloga sahipse, bir yerden sonra neden kimse blogumu okuyup yorum yazmıyor, üzülüyorum hissiyatı baş gösteriyor ve blog hastalığı denen olay o andan sonra patlak veriyor. Kişi, popüler bir blog için çareyi daha dikkat çekici yazılar yazmakta ya da olmadığı, hayalinde yarattığı bir kişiliğe bürünerek fake profil dediğimiz atraksiyona imza atmakta buluyor. Yüzbinlerce blog arasında kim fake (sahte) kim değil bilmek mümkün olmamakla beraber, yorum istiyorum yoruuum! Herkes beni okumalı! hissiyatındaki blog sahiplerinin de normal davranışlar sergilediklerini söylemek pek doğru olmasa gerek.
Uzun süredir blog yazan insanlarda (bakınız: ben) bir süre sonra blog yazmak artık bir alışkanlık haline geliyor. Yemek yemek, uyumak gibi temel ihtiyaçlardan biri halini alıyor ki işte bu da bir başka blog hastalığı türü bana göre. Ay şunu da yazayım, dur bunu da çiziktireyim derken günde üç - beş yazı yazdığım oluyor şahsen. Blog olayını fazla ciddiye almamama ve günün birinde kepenkleri bir daha açılmamak üzere kapatacağımın bilincinde olmama rağmen yazmadan duramıyorum. Hani şu blog yazarlığını hastalık olarak niteleyen psikologlar beni de bi tedavi ediverseler sevabına!
İnsan etrafında gördüğü her türlü cisim, varlık, olay, oluşum, yün, kıl hakkında yazı yazmak ister mi yahu?!
İstiyorum; biri beni durdursun!
Manyaklığımız tescillendiğine göre, bütün blog sahipleri kafamıza birer huni geçirip halay çeker vaziyette manyağız biz lelele, lololo! diye türküler söyleyelim derim ben. Madem blog yazmaktan vazgeçemiyoruz, battı balık yan gider anasını satayım! Halay başı da ben olacağım söz; dur hunimi alayım geliyorum!
Karalayan: t.u.b.a
Alinti!



LinkBack URL
About LinkBacks
















Alıntı ile Cevapla


Bookmarks