1 den 4´e kadar. Toplam 4 Sayfa bulundu

Konu: Büyük Araştırma Merkezleri

  1. #1
    n@r_cicegi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    Feb 2008
    Nerden
    Boğazın İncisi, Avrupa'nın Birincisi (İstanbul)
    Mesajlar
    8,726

    Standart Büyük Araştırma Merkezleri

    Büyük Araştırma Merkezleri


    Avrupa Nükleer Araştırma Merkezi (CERN)



    CERN Nükleer Araştırmalar için Avrupa Konseyi anlamına gelen Fransızca Conseil Européen pour la Recherche Nucléaire sözcüklerinin kısaltmasıdır. Bu kurum, İsviçre ve Fransa sınırında yer alan dünyanın en büyük parçacık fiziği laboratuvarıdır. 1954 yılında 12 ülkenin katılımıyla kurulmuş olan CERN'in günümüzde 20 asil üyesine ilaveten Türkiye'nin de aralarında bulunduğu 8 "gözlemci" üyesi vardır.

    CERN'de yüzlerce bina, 3000 kişilik destek personeli ve nöbetleşe kısa süreler için çalışan 2500 kadar fizikçi vardır. Bunlardan 100 kadarı teorik fizikçilerdir. Diğerleri ise, teorisyenlerin fikirlerinin tecrübe edildiği deney düzeneklerinin (mekanizmalarının) projelerini hazırlayan, yapımını sağlayan ve deneyleri yürüten tatbikatçılardır.

    CERN'de en önemli yeri, yeraltındaki parçacık hızlandırıcılarının, yani akseleratörlerin olduğu bölgedir. Tarım arazisinin altında kilometrelerce uzanan dev makinalarda atom parçacıkları ya birbirleriyle, yahut atom çekirdeği ile korkunç hızlarda çarpıştırılırlar. 1956'da kurulan 28 GeV'lik eşzamanlı proton hızlandırıcısından sonra 1976'da da 450 GeV'lik bir başka hızlandırıcı daha kulanıma girdi. 1981'de geliştirilerek çarpışma halkası olarak kullanılabilecek duruma getirilen bu cihazdan bugün, dönüşümlü olarak parçacık hızlandırıcısı ve çarpıştırıcı olarak faydalanılmaktadır. Çarpışmalar ile bazı kısa ömürlü garip madde biçimleri bu arada parçacık fizikçilerinin ilgilendiği W ve Z parçacıkları ortaya çıkarılmıştır. CERN, Avrupa'nın fizik alanında Amerika ve Rusya ile yarışa girmesini sağlamıştır.

    Web kavramı, CERN'de bir bilgisayar programcısı olan Tim Berners-Lee'nin HTML adlı bilgisayar dilini bulup geliştirmesiyle oluşmuştur.





    NASA

    NASA, "National Aeronautics and Space Administration"ın kısaltmasıdır. Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi olarak tercüme edilebilir. ABD 'nin uzay programı çalışmalarından sorumlu olan kurum, 29 Haziran 1958 yılında kurulmuştur. Bunun dışında uzun vadeli sivil ve askeri roket çalışmalarıda NASA'nın ilgi kolundadır. Yıllık olarak yaklaşık 16 milyar dolar bütçeye sahiptir.

    NASA'nın ilk kuruluşu 1915 yılına denk gelir. O zamanki adıyla NACA (National Advisory Committee for Aeronautics) uçaklarla ilgilenir. Uçak kanatları ve çeşitli cisimlerin hava ile etkileşimlerini araştıran bu komite zamanla birçok rüzgar tüneli inşa eder ve ABD'nin bütün savaş uçaklarının tasarımlarını körükleyen bir kurum haline gelir.

    4 Ekim 1957'de Sovyet Uzay Programı çerçevesinde uzaya ulaşmayı başaran ilk insan yapımı uydu (Sputnik 1) başarısı, ABD'nin bu konuda kendi uzay başarıları elde etme çabalarının tohumlarını oluşturur. Sonrasındaysa İkinci Dünya Savaşı'nın ardından NACA'ya katılan Alman aerodinami uzmanları kuruma büyük katkılar sağlar. Özellikle jet motorları ve süpersonik uçakların tasarımında ilerleme kaydedilir. 29 Haziran 1958'de o zamanın ABD Başkanı Dwight D. Eisenhower, kurumun adını NASA olarak değiştirir. 1 Ekim 1958'de NASA, 4 labaratuvar ve 8.000 çalışanı ile 46 yıllık geçmişe sahip bir kurumun (NACA) ve liderliğini Wernher von Braun'un yaptığı Alman roket programının önemi tartışmasız katkılarıyla, köklü bir kurum haline gelir. Wernher von Braun halen Amerikan Uzay Programının babası olarak nitelendirilir. Askeri Balistik Füze Ajansı (Army Ballistic Missile Agency) ve Donanma Araştırma Labaratuvarı da yine NASA'ya dahil edilen birimler arasındadır.

    Cape Canaveral diye bilinen dev uzay üssünde fırlatma rampaları, uzay kontrol merkezleri, telekomünikasyon sistemleri gibi sayısız tesis yer almaktadır.

    NASA Alıştırma Merkezi
    NASA Alıştırma Merkezi

    NASA'nın şimdiye kadar yaptığı uzay çalışmaları, büyük oranda başarıyla sonuçlanmış fakat ABD'ye milyarlarca dolara mal olmuştur. Özellikle Ay'ın fethiyle sonuçlanan Apollo programı, Skylab, uzay mekiği programları çok büyük harcamaları gerektirmiştir. Ancak 21. yüzyıla doğru gerçekleştirilmesi beklenen büyük uzay istasyonları, Ay istasyonu ve Mars seferi programları yanında, önceki harcamaların çok küçük kalacağı hesaplanmaktadır.






    BiZ 3 KiŞiYiZ;
    KeYFiM, BeN ve KaHYaSi...







  2. #2
    UGURLU - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    Feb 2008
    Nerden
    TÜRKiYE
    Mesajlar
    601

    Standart

    Çok teşekkürler okudum tüm yazıyı ve en çok dikkatimi çeken cümle.
    Web kavramı, CERN'de bir bilgisayar programcısı olan Tim Berners-Lee'nin HTML adlı bilgisayar dilini bulup geliştirmesiyle oluşmuştur.
    Gerçekten internet alemi bu sayede var. Şu an bile Adres çubuğuna bakarsanız
    ...merkezleri.html yazıyor. Webin temellerini atan ve dünyaya interneti sunan bi yazılım.

  3. #3
    n@r_cicegi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    Feb 2008
    Nerden
    Boğazın İncisi, Avrupa'nın Birincisi (İstanbul)
    Mesajlar
    8,726

    Standart

    Asıl kıyamet CERN’e üye olmazsak kopacak

    Türkiye’nin CERN’e üyeliği için 40 yılını adayan Engin Arık’tan bayrağı devralan Prof. Akkuş, siyasetçilere seslendi: “İç meseleleri bırakın, bilime yatırım yapın, yoksa geleceğimiz olmayacak.



    Isparta’daki uçak kazasında ölen fizikçi Prof. Dr. Engin Arık, Türkiye’nin, dünyanın en büyük nükleer araştırma merkezi CERN’e tam üye olabilmesi için 40 yıl uğraştı. Ancak kazada 5 meslektaşıyla birlikte yaşamını yitirince çalışmaları yarım kaldı. Yaşasaydı Türkiye’de büyük bir araştırma merkezi kurmayı hedefliyordu. Kazadan bir süre sonra, CERN’ün 8 gözlemci ülkesinden biri olan Türkiye, merkeze tam üye olabilmek için ilk adımı attı ama Arık, “En büyük hayalim” dediği anlaşmanın imzalanmasına tanık olamadı. Bayrağı Arık’tan devralan Türk Fizik Derneği Başkanı Prof. Dr. Baki Akkuş, meslektaşının çalışmaları sırasında büyük engellemelerle karşılaştığını ve ardından korkunç kazanın meydana geldiğini söyledi. Akkuş, Türkiye’nin nükleer macerasını, CERN’ün gerçekleştireceği Big Bang deneyini ve Dan Brown’un “Melekler ve Şeytanlar” kitabında yer alan “Büyük patlama olursa, Dünya’yı içine çekecek büyük bir kara delik meydana gelecek” iddiasındaki gerçeklik payını anlattı ve siyasetçilere “kavgayı bırakın, bilime yatırım yapın” mesajını verdi.

    CERN neden kuruldu?

    12 Avrupa ülkesi, 1954 yılında, nükleer araştırmalar konusunda ABD’yle rekabet edebilmek ve bu ülke karşısında güçlü olabilmek için CERN’ü (Avrupa Konseyi Nükleer Araştırmalar Merkezi) kurdu. Bugün 20 üyesi olan ve 80 ülkeden yaklaşık 6500 bilim adamının çalıştığı CERN, dünyanın en büyük nükleer fizik araştırma merkezi.


    Şimdi de Big Bang deneyini gerçekleştirmeye çalışıyorlar. Dan Brown’un kitabında iddia ettiği gibi bu deneyden sonra Dünya’yı büyük bir tehlike bekliyor mu?


    Aslına bakılırsa, oradan tam olarak ne çıkacağını kimse bilmiyor. Bilim insanları da küçük bir “Big Bang” yaratacak makineyi takip ederek, Dünya’nın nasıl oluştuğunu anlamaya çalışacak. Üzerinde 14 yıldır çalışılan ve 4.4 milyon sterlin harcanan bu deneye LHC (büyük hadron çarpıştırıcısı) deneyi deniyor. Deneyle 27 kilometrelik alanda yerin 100 metre altındaki tünellerde dev mıknatıslar kullanılarak bugüne kadar denenmemiş bir hızda ve -271 derecede atom parçacıkları çarpıştırılacak, ‘Tanrı’nın maddesi’ olarak da bilinen kara maddedin oluşumu incelenecek. Parçacığa kütle kazandıran nedir, anlamaya çalışılacak.

    Dan Brown “Melekler ve Şeytanlar” kitabında bu araştırmanın bir kara delik oluşturacağını ve büyük bir kıyamete sebep olacağını yazmıştı. Bu iddiadan endişe duyuluyor. Gerçekten söz konusu olabilir mi böyle bir kıyamet?

    Ben bu endişeleri ciddiye almıyorum. Sanki büyük bir patlama yaratılacakmış gibi bir düşünce var ama doğru değil. Bir deney gerçekleştiriliyor ve bu deneyin tüm Dünya’yı içine alacak bir kara delik oluşturması mümkün değil. Bence bu Brown’ın meşhur olma kaygısıdır.

    Türkiye’nin programda gözlemci kuruluş olarak yer almasının ve 3-4 yıl içinde tam üyeliğe kabul edilebilmesinin anlamı ne?

    CERN’e üye olan ülkeler, yürütülecek projelerin seçilmesi ve izlenip değerlendirilmesi konularında önemli kararlar alabiliyorlar. Eğer üye değilseniz, bu karar mekanizmasında etkiniz olmuyor, sadece gözlemliyorsunuz. Bugüne bizim kadar gözlediğimiz gibi... Aslında biz tam olarak neyi gözlüyoruz, onu da anlayabilmiş değilim. Şu anda oradaki deneylere katılabiliyoruz ama deneylerde ve konseyde hiçbir söz hakkımız yok. Bu yüzden bilim adamlarımızın CERN’e gidip çalışmalara katılabilmesi söz konusu değil. Üye olduğumuz takdirde Türkiye’den binlerce fizikçi, mühendis, biyolog ve kimyacı CERN’de çalışabilecek.

    Türkiye’nin üye olması için hangi kriterler aranıyor?

    Türkiye bu yıl işbirliği anlaşması yaptı. Üyelik için tekrar ve en kısa sürede başvurmamız gerekiyor. Üç yıllık süre içinde, hem siyasi, hem de bilimsel alanlarda belli kriterler aranıyor. Siyasi olarak, CERN konseyinde 20 üyenin Türkiye’nin katılımına ‘evet’ demesi gerekiyor. Türkiye’nin de bu süreç içinde bilimsel altyapısıyla ilgili tüm bilgileri CERN’e vermesi gerekiyor. Bunu AB sürecinde yaşadıklarımıza benzetebiliriz fakat burada beklenti daha az.

    CİDDİ ENGELLEMELER VARDI, CUMHURBAŞKANI’NA İLETTİK
    Türkiye’de altyapıyı oluşturmak için neler yapılması gerekiyor?


    Rahmetli Engin Arık, Türkiye’de bir hızlandırıcı merkezi kurmaya çalışıyordu, sonra bu üzücü uçak kazası yaşandı ve Arık hayatını kaybetti. Kazada 6 bilimcimizi şehit verdik. Bu insanlar çok önemliydi. Önümüzdeki birkaç ay içinde, Ankara’da bu merkezin temeli atılacak. Merkez, Avrupa’daki CERN’in yavrusu olacak. Bu konuda çok ciddi engellemelerle karşılaştık ve mücadele verdik. Bu engellemeler sonunda da uçak kazası meydana geldi. Biz bu engellemelerle ilgili dosyayı Cumhurbaşkanımıza verdik. Büyüklerimiz gerekeni yapacaktır.

    Neydi bu engellemeler?

    Bu çok ciddi bir konu ve açıklayamam...

    ÇİN VE HİNDİSTAN SÜPER GÜÇ OLUYOR
    CERN’e üye olmak Türkiye’ye ne kazandıracak ve ne kaybettirecek?


    Türkiye’nin hiçbir kaybı olmayacak, çünkü kimya ile biyolojinin temelini sağlayan fiziktir. Bütün gelişmiş ülkelere baktığımız zaman, örneğin ABD ve Rusya’ya ya da yakın gelecekte güçlü olacak Çin ve Hindistan’a, bilimsel araştırmalara çok büyük yatırım yaptıklarını görüyoruz. Çin ve Hindistan süper güç olma yolunda hızla ilerliyor. Bu durumda Türkiye’nin mümkün olduğu kadar çabuk CERN’e üye olması gerekiyor. 2005 yılında Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a yazılı başvuruda bulunduk. 2008 yılında Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile makamında görüşme yaptık ve kendilerinden destek sözü aldık. Bu tarihden sonra da 14 Nisan 2008’de Türkiye Atom Enerjisi Kurumu Başkanı Okay Çakıroğlu ile CERN Genel Direktörü Robert Aymar anlaşma imzaladı. Şimdi 3-4 yıl içinde gerçekleşecek tam üyeliği bekliyoruz.

    BİLİME YATIRIM YAPMAZSAK, YOK OLURUZ
    Türkiye bu çalışmaların gerisinde kalırsa neler olur?


    Türkiye’de bilime önem verilmediği bir gerçek. Bu medya için de geçerli. Bir mankenin özel hayatını daha çok önemsiyoruz. Medyanın ve siyasilerin öncülüğünde bilimi topluma tanıtmamız lazım. Türkiye coğrafi olarak çok kritik bir bölgede. Ayrıca dünyanın en zengin doğal kaynaklarına sahip. Uranyumu, boru, kömürü ve suyu var. Biz teknolojimizi geliştirip, büyük ve güçlü bir ülke olamazsak varlığımızı sürdüremeyiz. Siyasetçiler iç problemleri bir kenara bırakmalı ve oturup ülkenin geleceğini düşünmeli. Bilimsel araştırmaları ön plana alıp, Türkiye’yi güçlü hale getirmeli. Rahmetli Engin Arık bu işle tam 40 yıl uğraştı. Her yere gitti ve insanlara anlatmaya çalıştı, fakat kimse onu anlamadı. Ben Engin Hanım’ın son 20 yılında onunla birlikte çalıştım. Beraber mücadele ettik, çalışmalar başladıktan ancak 54 yıl sonra işbirliği anlaşması imzalanabildi.

    Türkiye’de nükleer çalışmalar altyapı kurulması gerekiyor ve bunun için de yatırım yapılması... Siyasetçiler şöyle düşünüyor: Bu altyapı kurulduktan sonra karşılığını almak 10 yıl sürüyor, sanırım bu 10 yıl onlara çok uzun geliyor; fakat değil... En son Güney Kore’de 80’li yıllarda bilim kenti kuruldu ve ciddi yatırımlar yapıldı.10 yıl sonra Güney Kore’nin adını duymaya başladık. Samsung ve Hyundai markalarını tanıdık. Türkiye de 10 yılı göze almalı.

    HATIRLANIRSA WWW CERN’DE KEŞFEDİLMİŞTİ

    Cern’ün Türkiye’ye çok büyük fayda sağlayabileceğini söyleyebilir misiniz?


    Eğer CERN’e üye olursak bilim adamlarımızın orada öğreneceği bilgileri kendi ülkemize getirebilme imkanımız var. Ayrıca orada evrenin nasıl oluştuğuna dair araştırmalar yürütülüyor, bu çalışmalar yapılırken de yeni teknolojiler gelişiyor. Gelecekte lazer fizik, plazma fizik, telekomünikasyon, nükleer tıp, malzeme bilimi ve bilişim teknolojisi gibi bu alanlarda çok büyük gelişmeler olacak. Hatırlanırsa, World Wide Web (www) internet de CERN’de keşfedilmişti.


    Kaynak:

    ntvmsnbc



    BiZ 3 KiŞiYiZ;
    KeYFiM, BeN ve KaHYaSi...







  4. #4
    maxixan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    Feb 2008
    Nerden
    istanbul
    Yaş
    22
    Mesajlar
    440

    Standart

    çok teşekkürler....paylaşımınızdan ötürü ayakda alkışlıyorum......

Konu Bilgisi

Uye Bu Konuya Bakiyor

Suan 1 Uye bu konuya bakiyor. (0 Uye ve 1 Ziyaretci)

Benzer Konular

  1. ÇikoLata Dünyası - Araştırma
    By Fidem in forum Meraklı Bilgiler
    Cevaplar: 4
    Son Mesaj: 25.03.08, 12:41
  2. Dünya'nın en Büyük Çiçegi !!
    By KaCaK in forum Çiçekler & Bitkiler
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 02.03.08, 02:44
  3. Kizilay Kan Merkezleri
    By n@r_cicegi in forum Sağlığınız Ne Kadar ÖnemLi??
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 02.03.08, 02:16
  4. Bölgenin ‘Büyük Abi’si
    By BoDrUmLu1905 in forum Haber Arşivi
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 29.02.08, 08:28
  5. PKK'ya Büyük Darbe
    By BoDrUmLu1905 in forum Haber Arşivi
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 28.02.08, 08:34

Eklenmis Olan Tag'lar

Bookmarks

Yetkileriniz

  • Yeni Konu Acamazsin
  • Konuya Cevap Yazamazsin
  • Konuya Eklenti Ekleyemezsin
  • Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
  •  

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351