paylaşım için teşekürler.
Okul Korkusu Okul Korkusu
Çocuklarda sık rastlanan sorunlardan biri de okul korkusudur. Korkulan durum ya da nesneden genellikle kaçınılır. Çocuk okula gitmek istemez ve okula gitmemek için de fiziksel ya da duygusal bazı bahaneler uydurur. Mide bulantısı,karın ağrısı veya baş ağrısı gibi fiziksel şikayetleri olduğundan söz eder. Bazen de hayali hikayeler anlatır. Örneğin; sınıfta çok yaramaz bir çocuk olduğunu ve o çocuğun sürekli kendisini rahatsız ettiğini ya da öğretmenin ona kızdığını ve cezalar verdiğini söyler. Anne ve baba telaş içinde okula gidip öğretmen ile konuştuklarında hikayelerin doğru olmadığını öğrenirler. Ya da sıklaşan fiziksel şikayetler nedeni ile doktora gidilir ancak yapılan muayene ve testlerde hiçbir fiziksel sorun saptanmadığını öğrenirler.
Okul korkusu en sık olarak okula yeni başlayan çocuklarda görülür. Özellikle 1.sınıfa başlayan çocuklarda sık rastlanır. 1.sınıfa başlayan çocuklarda – özellikle de anaokuluna gitmemiş ve okul öncesi hazırlık yapmamış çocuklarda daha sık- okula başladıkları ilk bir kaç gün ağlama, sınıfa girmekte zorluk, evden servise binmek için çıkmak istememe gibi davranışlar zaman zaman gözlenmektedir. Bu durum en fazla bir hafta sürer ve çocuk okula adapte olur. Ancak okul korkusu yaşayan çocuklarda durum genellikle süreklilik gösterir. Günler geçtikçe çocuğun okul reddi artarak sürer. Fiziksel şikayetler çoğalır. Bazen anne ya da baba ile okula gelir ama sınıfın kapısında artan ağlamalar ile birlikte içeri girmeyi reddeder.
Okul korkusunun çeşitli nedenleri olabilir. Bu nedenleri genel olarak iki başlıkta toplayabiliriz:
Çocuktan kaynaklanan nedenler
- Çocuktan kaynaklanan nedenler
- Anneden kaynaklanan nedenler
Anneden kaynaklanan durumlar
- Okul yaşantısı çocuğun eskiden yaşadığı bir travmayı tetiklemiş olabilir. Örneğin, çocuk anaokulu öğretmeni tarafından cezalandırılmış ise ya da azarlanmış ise yeni öğretmenin sınıfta yüksek sesle konuşması bile geçmişti bu deneyimi hatırlatıp öğretmeninden korkabilir.
- Kardeş problemi
Çocuk yeni doğan ya da küçük kardeşini evde anne ile bırakıp okula gitmek istemeyebilir, kardeşim bütün gün annemle evde beraber bense okula gitmek ve çalışmak zorundayım diye düşünüyor olabilir.- Yemek problemi
Eskiden beri süregelen yemek yeme sorunu varsa ,yemeklerde seçici ise okulda yemek yeme zorunluluğu ile yemek saatinden kaçıyor olabilir.- Yanlış beklenti oluşması
Ailedeki bireylerin(anne-baba-büyükanne-dede vs.) okula başlayacak olan çocuğu okul hakkında yanlış bilgilendirmeleri,okulun sanki bir eğlence ve oyun yeriymiş gibi anlatılması çocuğun okul kuralları ile karşılaşınca hayalkırıklığı yaşamasına neden olabilir.Genellikle ebeveynler “artık okula başlayacaksın,ne güzel bir sürü arkadaşın olacak onlarla oynayacaksın, kocaman okul bahçesi ve oyun alanları var gibi” sözlerle çocuğa okulu sevdirmeye çalışırlar.İyi niyetle yapılan konuşmalar çocuğun zihninde farklı bir okul algısı oluşmasına neden olur.Okula başladığında teneffüse dek beklemek, ders dinlemek ve ödev gibi sorumluluklarla karşılaşan çocuk okulun bir eğlence yeri olamadığını anladığında büyük bir hayalkırıklığı yaşayabilir.- Öğretmen ile iletişimde sorunlar
Çocuk zihninde canlandırdığı gibi bir öğretmenle karşılaşmaz ise korku duyabilir. Öğretmenin çocuk ile yeterince iletişim kuramaması ya da sert yaklaşımlar korkmasına neden olabilir.- Servis
Servis sorumlusunun çocuğa kızgın yaklaşımı ya da serviste başka çocukların kendisini rahatsız etmesi ya da korkutması da sorun yaratabilir.- Anne – baba kavgaları
Ev ortamı içinde yaşanan sorunlar varsa çocuk evi bırakıp gittiğinde okul dönüşü evde anne ya da babayı bulamamak gibi kaygılar duyabilir.- Öğrenme Bozukluğu - Dikkat Eksikliği sorunları
Öğrenme alanında, dikkatini toplama da sorun yaşayan çocuklar özellikle yazı yazmak ve okumakta güçlük çekerler. Tahtada yazılanları yetiştirmede geç kalma, sınıfın hızına yetişememe ya da yanlış yapma kaygıları bu çocuklarda güvensizliğe yol açacağı için çocuk okula gitmekten kaçınabilir.- Arkadaşlık ve iletişim problemleri
Çekingen, kolay iletişim kuramayan çocuklar kolay arkadaş edinemezler. İlk hareketin karşıdan gelmesini beklerler, arkadaş edinemedikleri ya da bir gruba dahil olamadıkları zaman okula karşı isteksizlik gösterebilirler- Sosyal fobi
Sosyal fobi çocuğun genellikle başkalarının yanında yapması gereken eylemlerden kaçınması durumudur. Sosyal fobiler çocuğun günlük faaliyetlerini kesintiye uğratırlar.
Örneğin tahtaya kalkıp konuşmak,sınıf içinde okuma yapmak,sınıfça yapılan toplu faaliyetlere katılmak gibi durumlardan kaçınır.Bu eylemi yaptığı zaman sıkıntı ya da utanç verici olduğunu düşünür. Sınav kaygısı durumu da buna bir örnektir.Çocuğun sınanacağını bilmesi ve başkalarının gözünde sınavdan düşük not aldığında kötü duruma düşeceğini düşünmesi sınav kaygısına yol açabilir.
Aşırı koruyucu ve kollayıcı anneler çocukta yabancı ortamlara karşı korkular oluşmasına neden olabilir.Anne çocuğun bağımsızlaşmasına –kendi ayakları üzerinde durmasına- yeteri kadar izin vermediğinde çocuğun kendine olan güveni de gelişemeyebilir.çocuk yeni ortam ve durumlarda başına bir şey gelebileceği ya da kendi başına başedemeyeceğini düşünerek anneden ayrılmakta güçlük çekebilir.
Annenin aşırı kaygılı olması ,oyunlarda dahi çocuğa fazlası ile sınırlar çizmesi çocukta kaygının gelişimine yol açar.Misafirliğe gidildiğinde annenin eteğinden ayrılmama,yabancı biri ile konuşmak istememe ve annenin arkasına saklanma ,parka gittiğinde başka çocuklara sokulmama gibi davranışlar gözlenebilir.bazen anne çocuğun kendisi dışında birisine bağlanmasını endişe ile karşılayabilir.Örneğin çocuğun öğretmeninin sevmesi ve ona bağlanması annenin çocuğun sevgisini kaybetmesine yol açabileceğini düşünür.Bu durumda anne kaygıları açık açık sözcüklere dökmese de çocuğa üstü kapalı olarak hissettireceği kaygıları çocuğun okuldan uzaklaşmasına neden olabilir.
Bazen daha büyük sınıflarda yaşanan not ve başarı kaygısının nedeni de genellikle ebeveynlerin çocuktan beklentilerinin yüksek olmasından kaynaklanır.Evde çocuğu sadece iyi bir not aldığında takdir etmek ya da ödüllendirmek,düşük başarı durumunda verilen cezalar ya da öfkeli konuşmalarda çocukta beklentileri karşılayamama kaygısına yol açar.
Okul korkusu olan çocuklara nasıl yardımcı olabiliriz?
Çocuğun korkusu kısa bir dönemi aşıyor ve okula gitmesini engelliyorsa mutlaka profesyonel yardım almak gerekir.
Ne kadar tepki gösterirse göstersin anne ve babanın çocuğu mutlaka okula yollaması önemlidir. Bu günde ağlamasın, çok yıpranıyor gibi düşüncelerle okula gitmemesini onaylamak tekrara okula adapte olmasını güçleştirecektir. Burada adım adım sınıfa yaklaştırmak faydalıdır. Örneğin okula gittiğinde sınıfa girmese bile bir gün bahçede, sonraki gün sınıf koridorunda ve takip eden gün sınıf kapısında olması okula yavaş yavaş alışmasını
sağlayacaktır. Özellikle anneye bağımlı olan çocukların servis ya da baba gibi bir başka aile bireyi tarafından okula götürülmesi, anne götürdüğünde kesinlikle annenin sınıfa girmemesi hatta okul binasına girmemesi, ebeveynlerin kesinlikle kararlı olduklarını çocuğa hissettirmeleri adapte olmayı kolaylaştıracaktır. Bazen anne çocuğu okula getirir ve ağladığı için bırakmak istemez ya da çocuk ağlamayı bırakıp sınıfa girdiğinde teneffüste bir göz atmak amacıyla çocuğun yanına gider. Bu gibi durumlar çocuk için ayrılmayı zorlaştıracaktır.
Örnek bir hikaye
Y. 7 yaşında bir erkek çocuğu.1.sınıfa gidiyor.Ancak okul başladığından beri sınıfa girmeyi reddediyor.Ancak anne de kendisi ile sınıfa girerse rahat ediyor.O zaman bile gözü kapıda,derslere ilgi duyamıyor.Öğretmenini çok seviyor , öğretmeni çok ilgili onun derse katılımı için elinden geleni yapıyor.Teneffüs saatlerinde arkadaşları ile oynuyor ama anne hep görüş alanı içinde. Bir çocuk psikiyatristine başvurmuşlar,ilaç tedavisi başlamış bir kaç gün okula götürmemişler.Bu okuldan daha çok uzaklaşmasına neden olmuş.
Anaokuluna hiç devam etmemiş. Anne aşırı kaygılı, evhamlı, koruyucu ve mükemmeliyetçi bir yapıda. Okul öncesinde de oturdukları yer müsait olmasına rağmen sokağa dahi bırakmamış. Baba anne ile çok sık okul yüzünden tartışıyor. Evde sık sık cezalar uygulanıyor. Ancak tüm cezalar ve tehditlere karşın okulu reddediyor. Okula devamı ve derslere katılımı tam olmamasına rağmen okumayı kolay söküyor. Bununla beraber yaptıklarının iyi olmadığından şikayetçi. Bir dönem yazısını beğenmediği için yazı yazmayı reddetme durumu oldu. Ödevlerini hem yapmak istemiyor, hem de öğretmene mahcup olma kaygısı var. Evde ödev saatleri çok gergin. Haydi, haydi ile zorlama ödeve başlıyor. Ödevi yapması çok uzun sürüyor. Okulda arkadaşları ile iyi,ancak büyük sınıftaki çocukların kendisine zarar vereceğini düşünüyor. Bir kez okulda büyük çocuklar sıkıştırıp, itmişler. Bu olaydan beri teneffüste mutlaka anneyi yakınında istiyor.
Bu vakada kısa sürede çözüme ulaşmak için kognitif-davranışçı terapi ve çözüm odaklı terapi yaklaşımları kullanılmıştır. Yapılan terapide Y'nin okula tek başına gitmeyi başarabildiği fark ettirilmiş, olumsuz olarak oluşmuş olan okul algısını yeniden yapılandırması sağlanmıştır.ancak anne ve babadan kaynaklanan sorunlar için aile de eş terapisi ve bireysel terapilere yönlendirilmiştir. Bununla beraber çocuğun bir kaç hafta içinde okula alışmasını sağlamakla birlikte sorunun tekrarlanmaması ve aynı zamanda güvensizlik sorununda çözümlenmesi için başka değişik yöntemlerle bir süre izlenmiş ve desteklenmiştir. Örneğin grup içinde kendini daha rahat hissetmesi ve kendini doğru ifade edebilmesini sağlamak için grup terapisi ve sanat terapisi yöntemleri de kullanılmıştır.
Allah`ım Her dem Sen'i anmayı,Sen'i anlayıp anlatmayı,Sen'i sevip sevdirmeyi nasip et bizlere.
YA İLAHİ ! SENDEN KIYAMETE KADAR BÜTÜN ESMA-İ HÜSNAN İLE ,
DUA EDEN BİR DİLİMİN OLMASINI İSTİYORUM !!!
paylaşım için teşekürler.
Suan 1 Uye bu konuya bakiyor. (0 Uye ve 1 Ziyaretci)
Bookmarks