Deprem... Benzemez gecenin rengine, üşütür ayaz, korkutur. Bir gariplik, bir hüzün var içimde. Ya ben fazlayım buralara ya da buralarda biri eksik...
Yüreğimin depreminden sonra...
Dün gece saat 1 sularında derin uykumdan sarsılarak uyandım. Başım öylesine şiddetli ağrıyorduki o gecenin akşamında ağrı kesici alıp erkenden uyumayı tercih etmiştim. Derinde bir uykuya dalmışım. Ne olduğunu anlayamadığım sarsıntıyla gözümü açtığımda kımıldayamadım evden tıkırtılar geliyordu. Birinci sarsıntı dindi, derken ikincisi ve üçüncüsü..
KORKTUM...
Ölmekten değildide korkum, yalnız ölmekten.
Yapayalnızdım o gün.. Gözlerim dolu dolu oldu. Yakınlarımı merak ettim sonra...
Bilmem ne kadar sonra tekrar uyumuşum gözlerimi tekrar sarsıntılarla açtım. Hırsını alamamış olmalı, artçılarla sarstı, sarstı...
Hayatta tutunmak ne zor. Severken mi azaldım ben? Sevdiğimde biraz dahamı aşındım ben? Tek kişilik mutsuzluğun bedelimi, şu anda yaşanılan hayat...Yorgun yüreğim mi engel oluyor bir şeyi sevmeme...
Görecek günlerimiz alacağımız nefes varmış. Hayat devam ediyor şimdi kaldığı yerden ama anladım ki, yalnızlığa alışılmıyormuş...Geçiştiriyomuşuz sadece, meğer kandırdığımız kendimizmişiz. Vazgeçmişlik masallarıda aldatmacaymış kendimize karşı oynanan. Soluğu onun soluduğu bi yerde almanın başka bir nedeni varmıdır ki...
ve sanırım sonra buldum nedenini...
Kendi kendime duyduğum saygının kıymetini, kibirli bulduğum kişilerden kabul görmeye uğraşırken kaybetmeye başlamışım.Bunu yazarsam şöyle derler, bunu yaparsam böyle düşünürler, şimdi şu dalga geçecek, bu böyle diyecek, aman bu kule yıkılmasın, bu kale açılmasın, şuraya toz girmesin, şu kişi yan bakmasın...
Bu neydi Allahaşkına?
Neyin saçmalığıydı bu? Ben ne zaman bozulmaya başladım, ne zaman ayarım kaçtı da bu kılığa girdim. Ben değilmiydim, girdiği her toplumda yüz ağartan, ben değilmiydim sokakta kalan çocukların başını okşayan, diz çöküp boylarına eğilip kirli yüzlerinden öpen, elleriyle onlara yemekler yediren, deprem olduğunda o çadırlara gücünün yettiğince yüklenip koşan. Sevgi ve ilgiye muhtaç gözlerle bakan gözlerin, gözünden yaşlar akarken onların gözlerini silen, yine ben değilmiydim fularlar takıp Türkiye' yi yöneten adamların katıldığı panelleri sunan, konuşmalar yapan. Etrafına neşe saçan, gülücükler saçan. Kapıdan girdiğinde ayakta karşılanan, ceketlerinin düğmelerini iliklettiren kişi ben değilmiydim?
Sevdiğim aile büyüklerim ve değer verdiğim bir kaç büyük insan bana hep derlerdiki; "Herkes bir yerde duruyor, sen başka bir yerde duruyorsun" ta okul yıllarımdan beri bana hep bu söylendi. Nedir bendeki bu benide aranıza alın telaşı? bende sizler gibiyim çabası?
İstemiyorum kardeşim, istemiyorum aranızda olmak. Kendimi anlatmaya çalışmıcam artık. Tüm sevgiler sizin olsun. En çok seven siz olun, en çok sevilende. Hadi canım sizde.
Hepiniz bir yerde durun, biz başka yerlerde...![]()
Suan 1 Uye bu konuya bakiyor. (0 Uye ve 1 Ziyaretci)
Bookmarks