Sevgilim,
Özlemin tepesine çıktım bugün
Yüreğime bakındım hasret bakışı!
Bütün renklere siyah giydirmek istedim; param yetmedi.
Yükseklik korkum da yok, bıraktım kendimi.
Tepenin dibi _______ cehennem!

Koşarak, terler içinde yanıma geliyorsun. Ölmüş gibi yapıyorum.
Yüreğimi öpüyorsun; yaşıyorum! Nefesimi varlığından alıyorum.
Bir ben uyanığım. Sol tarafıma uyuyup daha çok yormak istemiyorum kalbimi.
Sağa dönüp uyumayı da beceremiyorum.
Olsaydın, burada olsaydın sağa dönerdim. Bilirsin solum sana dokunurdu ya; rahat ederdim.
Şimdi solumu boşluğa yakıştıramıyorum…

Bu şehre hiç bu kadar bükülmemişti dudaklarım.
-O’nu içime alacak kadar büyük değilim’ diyor ya; Lanet okuyorum sokağa düşmüş umutlarıma!
Seni içine alamayan, huzuru katle meylediyor sevgilim!
Annem duymasın diye sessiz ağlıyorum yoksa gözyaşlarım boğardı bu şehri.

—Seninle ben bir ömür yaşayacağım.
—Bütün zamanlarım senin olsun…

Kalbimle içtiğim…
Şu yarım günlük mesafe tazeliğinden ödün versin artık. Bayatlaşsın, koksun. Kokusunda kendini yitirsin.
İnan iyi niyetli değil bu zaman; fesat ve pis!
Aşk eskidikçe aşktı*
Ya ben, sensizleştikçe mi benim?
Yoo, hiç sanmıyorum sevgilim. Başımı sensiz ******** yastıkları bile düşman bellemişken; kendim olmaya davet bile edilemem!

Sana uyandım yine bugün.
Seni(nle) yaşadım.
Çayı üç şekerle içtik.
Yumurtalı patates yaptık.

İster bahar ister ayaz
Yolum seninleee
...

Ah ne de güzel söyledik.
Kitabın 206. sayfasında takılıp kaldık. Kıyamet alametinden saydık. Özledik…
Mor fularımı takacaktım, yeşili doladın boynuma
—Gözlerine menekşe ekiyor. Dedin/gülümsedim.
Seviştik; dudaklarımda düştü aşkın tansiyonu.

Sonra gece oldu. Başımı(zı) yastığa koyduk/ağladık…
—Üflemeyi kes.
Geçme(di)…
Islak gözlerimle sana uyuyor şimdi düşlerim.
İyi geceler sevgilim...