GATA Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Üyesi Doç. Dz. Tbp. Albay Ali
Ergün, Genelkurmay Başkanlığı'nın internet sitesinde yer alan sağlık köşesindeki, 'Bebekler Neden Özürlü Doğar?' başlıklı yazısında, doğumdan hemen sonra belirgin olmayan, ancak, bebeğin yaşı ilerledikçe ortaya çıkabilen işlevsel özürlülüklerin (anomaliler) hesaba katıldığında yeni doğan bir bebeğin anomalili doğma olasılığının yüzde 6-7'ye kadar çıkabildiğini bildirdi.

Özürlü bir bebek doğduğunda sebebin, yüzde 70 oranında belirlenemeyeceğini vurgulayan Ergün, bebekte anomali yaratan etkenlerin şu şekilde özetlenebileceğini kaydetti: "Genetik nedenler ve annenin yaşı: Anomalili doğan bebeklerin yüzde 20-25'inde genetik bozukluklar saptanır. Doğumda en çok görülen kromozom anomalisi ve zeka geriliklerinin en sık nedeni Down sendromudur. Nöral tüp defekti, yarık dudak/damak, yumru ayak gibi anomaliler bazı ailelerde daha fazla görülür. Kromozomal yapıdaki bu hatalı durum tesadüfen ortaya çıkabileceği gibi anne ya da babanın, kendilerine herhangi bir etkisi olmayan, anomaliler taşımalarından da kaynaklanabilir. Genetik yapının yanı sıra çevre faktörleri de anomalilerin ortaya çıkmalarında rol oynar. Bir ailede bu anomalilerden birine sahip çocuk doğduğunda yakın akrabalar, özellikle de kardeşler arasında tekrarlama riski topluma göre 20 ila 40 kat artar.

İlerleyen anne yaşıyla beraber anomalili çocuk doğurma olasılığı da artmaktadır. Örneğin 25 yaşındaki bir kadının Down sendromlu çocuk doğurma olasılığı 1/1348 iken, 35 yaşında bu olasılık 1/381 olmaktadır. Bebeğin rahim içinde geçirdiği enfeksiyonlar: Anomalili doğumların yüzde 3-5'inde etken, anne adayının geçirdiği ve bebeğe de bulaşan enfeksiyonlardır. Bunlar arasında en önemlileri toksoplazma, kızamıkçık, sitomegalovirüs ve sifilizdir (frengi).

Anne adayının hastalıkları ve yaşı: Anne adayının şeker hastalığı ve epilepsi (sara) hastalığı gibi kronik hastalıkları, kullandığı ilaçlar, alkol ve diğer alışkanlıkları, maruz kalınan radyasyon gibi etkenler yüzde 5 oranında anomalili bebek doğmasına neden olur. 35 yaşından sonra doğum yapan annelerin bebekleri engelli olmaları konusunda büyük tehlike altındadır. Metabolizma hastalıkları: Özellikle akraba evliliği yapan kişilerin çocukları arasında daha sık görülür. Prenatal tanıları, günümüzde hızla gelişmekte olan moleküler genetik teknikleriyle büyük oranda yapılabilmektedir

Akraba evliliği maalesef olumsuzlukların habercisi
Akraba evliliği sonucu ne yazık ki birçok çocuk hayatı boyunca sakat kalmaya mahkum ediliyor.

Akraba evliliği sonucu doğan bebeklerin özürlü olma olasılığı, normal evliliklere göre yüzde 10 daha fazla. Harran Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Hastalıkları ve Sağlığı Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Himmet Karazeybek, Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde genellikle aile üyelerini bir arada tutmak amacıyla gerçekleştirilen akraba evliliklerinin, birçok sorunu beraberinde getirdiğini söyledi. Harran Üniversitesi Çocuk Kliniğine her yıl yüzlerce sakat ve özürlü bebeğin, gözü yaşlı aileleri tarafından getirildiğini ifade eden Karazeybek, bazı ailelerde birden fazla sakat çocuk bulunduğunu ve bu durumun gizlendiğini kaydetti. Özürlü ve sakat çocukların bakımının genellikle annelere bırakıldığını, hatta bazı babaların “sakat çocuk doğurdun” diye, eşini suçladığına dikkati çeken Karazeybek, “Hekim olarak çoğu zaman, anne ve babaları sakat doğumların akraba evliliğinden kaynaklandığına ve bazı rahatsızlıkların tedavisinin mümkün olmadığına inandıramıyoruz. Halbuki takdiri ilahinin tecellisi genlerle oluyor. Bunu ailelere anlatmaya ve akraba evliliklerinin zararları konusunda bilgilendirmeye çalışıyoruz” dedi.


ALINTI.........